
- wvadi
xp. Közde pişmiş et, külbastı.
- waxa
dokuma tezgahında bobini çeviren
çark.
- wale
aşağı. wale
kocelaxûu:
aşağı gitti. wale
memagu: aşağıda rastladım.
- walemona
atn.
1. evin ön ceôesi,
evin balkonu. 2. yatak
odalarına açılan geniş koridor.
- walendo
aşağıdan. walendo
mulun: aşağıdan geliyor.
- walendoni,
waleni
aşağıdaki, aşağıda
olan. walendonepe
jile kelaxûes:
aşağıdakiler yukarı çıktılar.
- walenüale
atn. aşağı
taraf, aşağı yaka. oxori
walenüele.
evin aşağı tarafı, evin aşağı
yakası.
- wali,
woli
xp.
tane. ar
wali.
bir tane. jur wali.
iki tane.
- wameri
vurulmuş, gebertilmiş. wameri
müyapu
sûeri
keLaâun.
vurulmuş, gebertilmiş çakal gibi yatıyor. wameri
wiwila.
vurulup gebertilmiş yılan.
- wamwami,
üamwami
kirpik. wamwamepe
kodvabğu. kirpikleri döküldü.
- wana
1. yıl. ğuru
ar wana
diyu. öldüğü bir yıl oldu.
2. atn.
gelecek yıl. wanas
mefûare.
gelecek yıl geleceğim.
- wana
meüvateri
atn.,
mçm. yılları
tükenmiş, yaşayacak çok yılı kalmamış.
- Piéarişi
1. Tahtadan yapılmış,
tahtadan. 2. Ahşap. Pi3arişi oxori: ahşap ev.
- wana
to meüvatas
atn.,
mçm. yılların
tükensin.
- wanaağani
atn.,
wanaağne
vi.
1. ocak ayı. wana
wanaağanite
coöams:
yıl ocak ayı ile başlar. 2.
yıl başı. wanaağanis
mu ikumt? yıl başında
ne yapıyorsunuz? 3. Yeni yıl.
- wanaoşi
yüz yıllık zaman dilimi,
yüzyıl, asır. si na var miâirapun
a wanaoşi
diyu: seni görmeyeli bir asır
oldu.
- waneri
1. yaş. bere
muüu
waneri
iyu: çocuk kaç yaşına geldi.
a waneri
bere: bir yaşında çocuk.
mulun tutas xu waneri
iyasere: gelecek ay beş yaşında
olacak. 2. yıllanmış.
waneri
ğvini: yıllanmış
şarap. 3. Yıllık, senelik. Jur
waneri
nusa: iki yıllık gelin.
- waôeûa
atn.
1. olgunlaşmamış
meyve ya da sebze. waôeûa
misiri: olgunlaşmamış
karakabak. 2. mec.
olgunlaşmamış, yeterince gelişmemiş
kişi. waôeûa
bozomota: yeterince olgunlaşmamış
kız.
- waôla,
waôlamida,
weôele,
weôla
atn.
1. çıplak kalmış,
açıkta. waôla
nca: kabuksuz ağaç, kabuğu
soyulmuş ağaç. 2. Dazlak, kafası açılmış.
3. mec.
züğürt. muti var
uğun waôlan:
bir şeyi yok züğürttür.
- wapwaôara,
öaôöaôara
atn.
1. tetik çekildiğinde
ateş almayan veya kapsülü patlatmayan tüfek. ham
ûufeği
wapwaôara
gamaxûu:
bu tüfek waôwaôara
çıktı. 2.
mec. işe yaramaz
kişi, alet. waôwaôara
üoçi:
işe yaramaz adam.
- warbela
atn.
ıslaklıktan dolayı çelimsiz,
kötü bir görünüme sahip olan canlılar için kullanılır.
warbela
üaûu:
ıslanmış, kirlenmiş,
kötü görünümlü kedi.
- wari
atn.,
wüari
ark.
su. wari
şums: su içiyor. wari
cubams: su içiriyor. ona
üudelişe
wari
gamulun: tarlanın dibinden su
çıkıyor. warişüa:
suyun beli, suyun ortası, suyun
kaynağı.
- warişüa
atn.
Suyun beli, suyun çıktığı
yer, suyun kaynağı.
- wari
mangana atn.,
wüamangana
vi.
1. kendir liflerini
dövüp yumuşatmaya yarayan, su ile çalışan düzenek,
makine. 2. yabani hayvanları
korkutmaya yarayan bir düzenek.
- wari
sôiûili
atn.,
simsi
üoüari
xp.,
sôiwili
kuyruk sallayan kuşu. derelerde yaşayan ve durduğu
yerde sürekli olarak kuyruğunu sallayan bir kuş.
- wari
sûeri
imordi atn.,
ox. “su gibi büyü” anlamında bir
teşekkür.
- warizemsüu
atn., wüazemsüu
vi., ğalizemsku
xp. dere kenarlarında yaşayan bir karakuş türü.
a warizemsüu
doôwami:
bir su karakuşunu vurdum.
- wari/wüari
gobalu atn.
sulamak. Lazuûepes wari gobams: mısırları
suluyor.
- wariva
atn.
noxlamsu (hasköy) köyünde ırmak ve bu ırmağa adını
veren yerin adı.
- warizeni
atn.
noxlamsu (hasköy) köyünde bir ırmak.
- waweli
vi.
temiz çamaşır, ekmek gibi
şeyleri koymaya yarayan kayık biçiminde ve saplı
bir tür kap, sele.
- wefa
atn.
Ağaç likeni. 3ipri
wefa
doüoru:
gürgeni liken sardı.
- wenwe
1. hamak. wenwes
goncirare: seni hamakta yatıracağım.
2. Bebeği içine yatırıp iki ucundan tutarak sallamaya
yarayan genişçe bez.
- werdeli
atn.,
wombo
vi.
sırılsıklam, ıpıslak.
möimas
ceviüaçi
do werdeli
deviyi: yağmura tutulup sırılsıklam
oldum.
- wiği
ark.,
wiliğurina atn.
denizden kayığı barınağa çekmek amacıyla
kullanılan “ergaûi”
adı verilen düzeneğin ortasında yeralan kalınca
ve dik bir direktir. Tepesinde bir delik bulunur ve bu deliğe
ince bir ağaç geçirilerek yatay düzlemde döndürülür. ip bu
direğe dolanarak kayığın sahile çekilmesi
sağlanır.
- wiğveli
sülük. pislikleri emmesi için yaranın
üzerine oturtulur. ardından emdiği pislikleri kusması
için soğuk külün üzerine bırakılır ve meme
sağar gibi elle kusturulur. yabani sülüğe göre daha
yassı olur ve suda yaşar.
- wixi
atn.
etin sıcak zemine dokundurulmasından çıkan “cız”
sesi.
- wixi
oyapu atn.
çocuk dilinde yanmak. Mo
naxole xe wixi
gayasere: yaklaşma elin yanar.
- wixinderi
atn.
çatlamış, çatlak (sıcak, soğuk vs.). wixinderi xe. çatlamış
el. wixinderi
leûa.
çatlamış toprak.
- wiüaepuna
atn.
‘wiüai’
bitkisinin çokça yetiştiği yer.
- wiüai
atn.
boyu fazla uzamayan ince ve çok gövdeli bir ağaç.
- wuüali
atn.
1. Ucu sivri ince çubuk. 2. Bu çubukla
oynanan çelik çomak oyunu.
- wuüali
biüa
atn.
çelik çomak oynunda kullanılan
ucu sivri ince çubuk.
- wiüara
atn.,
âigara
vi. sigara. a wiüara
kodelevizdi: sigarayı içime çektim.
- wiüloma
atn.
sürekli dalaşma ve kapışma hali, gıcıklık,
terslik. berepe artiüarti
şüala
wiüloma
uluran: çocuklar bir birine zıt
gidiyorlar, sürekli dalaşıyorlar.
- wiüloma
olva atn.,
not. sürekli dalaşmak, kapışmak,
zıt gitmek, tersine gitmek. bere
şüala
wiüloma
ulun: çocukla zıt gidiyor, ters
gidiyor.
- wiüvabe.puna
atn., kvanöala.puna
ark. çakıllık. hanepe
wiüvabepunan:
buralar çakıllıktır.
- wiüvabi
atn.,
kvanöala
ark.
Çakıl, deniz kenarında bulunan çakıl. gza oşüendas
wiüvabi
kodobğu: yolun ortasına çakıl
döktü. ~ kva atn. çakıl
taşı.
- wilexûa
ark.,
wilextia
vi., mafuşi
atn. hamurdan yapılan,
tavayı bütün olarak kaplayan, yaklaşık yarım
santim kalınlığında, yağda kızartılan
bir tür çörek. Ayrıca bu, el ayası genişliğinde
dilimlenerek de yapılır. Üzerine pekmez, tereyağı
sürülerek ya da şeker dökülerek yenir.
- wili
atn. 1. Çocuk dilinde çişini yapmak,
işemek. İdi, e bere şüimi
do wili
süani
doi: git, çocuğum, çişini
yap. 2. çocuk dilinde işetmek, çişini yaptırmak.
Beres wili
dovaxinapi: çocuğu işettim,
çişini yaptırdım.
- wili
wili
atn.
dilim dilim, parça parça, küçük parçalara ayrılmış.
cumalepek livadepe wili
wili
digverdes: kardeşler bahçeleri
dilim dilim paylaştılar.
- wilidi,
wilindi
atn., nowinwale
xp.
Ateşten çıkan kıvılcım, ateş parçacığı.
wilidi
sûeri
mjora: ateş parçası gibi
güneş.
- wiliğurina
sûeri
oktapu atn.,
not. ekseni etrafında döndürmek ya da dönmek. mogintxa do wiliğurina
sûeri
goktare: vurup ‘wiliğurina’
gibi döndürürüm.
- wiliğurina
atn., wiği
ark.
3ad. wiği.
- wiliğurinaşi
oktapu atn.
ekseni etrafında döndürmek, dönmek.
- wilixûiya
atn.
kurutulup ateşte kızartılmış bağırsak.
- wilva
(<owilu)
kasım ayı. wilva
dogutinas puci doyinasere: kasımın
başında inek doğuracak.
- wiminde,
wimindi
1.
uzun süre beklemeden dolayı çürümüş, organik bütünlüğü
bozulmuş hayvan gübresi. 2.
mec. has, gerçek, öz, hakiki. Lazişi
wiminde:
Lazın hası. 3.
vi. birbirine çok benzer
olan, aynısı, tıpkısı. wimindi
nungams: birbirine çok benzer, tıpkısı.
- wimla
atn.
vi, wimri
arş.
çapak. tolis wimla
giğun: gözünde
çapak var.
- wimôa
vi.
mec. güzel ve temiz giyinip kuşanmış,
yakışıklı. wimôa
steri bere: güzel çocuk.
- wimôiri
vi. minicik, minnacık; bazı
küçük hayvanları tanımlamak için kullanılır.
- wimôirina
vi., wiôuûina
ark., wiliôunûina
xp. masal kahramanı bir çocuk
adı.
- wimwimi
atn.,
mxoyaûe
ark., öixoûüa
arş. cimri. wimwimi
üoçi
xe zdimeri iyen: cimri adamın
eli sıkı olur.
- wineüi
vi., wendeöi
atn.
çorap. wineüi
domibruwu:
çorabım yırtıldı.
- wendeöi
atn.,
wineüi
vi. çorap. 3ad.
wineüi.
- wingalida
atn.
kıvrım, ters dönme ve bunun sonucunda oluşan kabarıklık
veya çıkıntı (halat vs). ergaûişi
ntelis wingalida
uğun: teleferik telinde ters dönme
var.
- wingili
atn.,
éingili
vi. tek ayak üzerinde koşarak
rakiplerin yakalanması ve dövülmesi şeklinde oynanan
bir çocuk oyunu. 3ad. Owingilu.
- wingili
atn.
éingili
vi.,
3ad. wingili.
- wingiliöi
bir kuş tuzağı.
- winûili
atn., wüinûili
vi.
kuş, fare vb.’lerinin dışkısı. iri
üale
korme winûili
âun:
her tarafta tavuk dışkısı
var. üinçi
winûili:
kuş dışkısı.
mtugi winûili:
fare dışkısı.
- wipri
vi.
wipuri
xp.,
3ipri
atn.
gürgen ağacı.
- wiôa
atn., umôa
vi.
1. göbek deliği.
2. göbek bağı.
diyinu şüala
wiôa
deluüvates:
doğar doğmaz göbek bağını
kestiler.
- wiôadidi
atn.,
mamuni xp.
doğumu gerçekleştiren ve göbeği kesen kadın,
ebe.
- wiôai,
mwuli
atn.
sepet örerken, geçme olarak kullanılan
kabukların arasını açmak için kullanılan ucu
ince, yassı ve sivri odun parçası.
- wiôi,
wiôiya
vi.,
çxombi monta atn. balık yavrusu, küçük balık.
- wiôuli,
ôuliwa
atn.,
öuöuli,
wiôili
vi.
civciv. wiôulipe
ikteran: civcivler dolaşıyor.
- wiôwiôili
vi.,
öirûöirûi,
sviwili
xp.
benekli sinek kapan kuşu.
- wiwi
solucan. wiwi
dolonöaman
nexi gamiğaman. “çok küçük şeyleri
çok değerli görecek kadar cimridirler.” üundis wiwi
üoşüuğaman.
“boktan solucan topluyacak kadar cimridirler”.
- wiwiüvari
atn.,
öiöiüveri
ark.
aşırı tuzlu yiyecek.
- wiwila
müorobu,
mawiwile
xp.
bir leylek türü; yılan boyun kuşu.
- wiwila
yılan. wiwila
üirüoleri
üirüoleri
ulun: yılan kıvrıla
kıvrıla gidiyor. tolis
wiwila
maâiren:
gözüme yılan görünüyor.
- wiwinateri,
ôinöüu
xp.
ôaôazulya
atn., maôazule
vi.
ateş böceği.
- wüakotume
vi.,
mûakorme
atn.,
mûüakotume
xp.
çulluk.
- wüaüoôali
vi.,
wari
üoôali
atn.
durgun su ortamında bulunan kurbağa larvası. wüaüoôali
wuûa
ûobapes
iven: kurbağa larvası küçük
göllerde olur.
- wüari
ark., wari,
wai
atn.
su. wüari
steri irdare! su gibi büyüyesin!
- wüamangana
ark.,
wari
mangana atn.
1. kendir liflerinin dövülüp yumuşamasını
sağlayan bir alet. derelerde kurulur. 2. yabani hayvanları
korkutmaya yarayan bir düzenek.
- wüartoli
vi., waritoli
ark.
pınar, suyun gözü. wüartolişe
wüari
şums: pınardan su içiyor.
- wüazemsku
vi., ğalizemsüu
xp.,
wari
zemsüu
atn.
dere kuşu.
- wüazeni
ark., wari
zeni atn.
su kenarındaki düzlük yer.
- wüinûili
ark.,
winûili
atn.
kuş, tavuk, fare vb. hayvanların dışkısı.
mtugi wüinûili:
fare dışkısı.
- wüuni
xp.,
wüuna
ark.,
wuna
atn.
ağrı. livadis
vorûişa
ar wüuna
kemöopu:
bahçede iken beni bir ağrı
aldı.
- wüupi
ark., mwupi
atn.
karanlık.
- wo
atn., anwo
xp., hanwo
vi. bu yıl. wo
xvala kodopskidi: bu yıl yalnız
kaldım. wo
môolis
vorûare:
bu yıl istanbul’da olacağım.
- woderi
vi.,
wroderi
ark.,
worderi
atn.
süzülürken damlamış, süzülmüş.
- woxle,
woxole,
woxne
1. Ön taraf, ön (yer, konum). 2. Önce,
eskiden, evvelce.
- woxleni
1. Ön taraftaki, öndeki (yer, konum).
2. Önceki, evvelki, eskiden olan.
- woineri
atn.,
hanwoneri
vi., anwoneri
xp.
bu yılki. woineri
berepe: bu yıl ki çocuklar, bu
yıl doğan çocuklar.
- woli
xp.
pay. çkimi woli
so ren? benim payım nerde?
- woneri
atn.
tartılmış. woneri nçayi. tartılmış
çay.
- wopxeri
1. yapılmış, inşa
edilmiş. wopxeri
oxori meowopxu:
inşa edilmiş evi bozup yeniden
inşa etti. 2. uydurulmuş, uyduruk. wopxeri
laüide
ignapen: uydurulmuş, uyduruk laf
anlaşılıyor. 3. Yapma.
- worvili
ark.
küçük kefal balığı.
- wowoda
atn.
1. mısırın
eğri büğrü ve sağlıksız olanı. 2.
mec. eskimiş. wowoda
para: eskimiş para.
- wubuûûaşi
arş.
meşru olan durum.
- wuxna,
öuxna,
öuxni
yanık (çoğul nesnelerin kıl
vb. için). toma
öuis
oxori wuxna
deliüaçu.
saçı yaktığında
evi yanık kokusu kapladı.
- wulu
atn.,
wuûa
vi., öuûa
ark.,
öiûa
xp.
küçük, ufak. wulu
a bere: küçük bir çocuk.
- wulu
oyapu atn.,
owuûanu
vi.1.
küçülmek, ufalmak. haüu
wulu
mot iyi? niçin bu kadar küçüldün?
2. Küçültmek, ufaltmak.
- wulu
wvala
atn.
ufak tefek. wulu
wvala
dulyapeşi üoçi:
ufak tefek işlerin adamı.
- wulunoba
atn.,
wuûanoba
vi.,
öuûanoba
ark.
küçüklük. wulunoba
do morderoba. küçüklük ve büyüklük.
- wuluûina
atn.,
öuöuûa
ark., wuôuûi
xp.
küçücük, çok ufak. Süaninde
msüvaliûinan
wuluûina
da süani:
senden güzeldir küçük kız kardeşin.
- wuna
ark., zlunwa,
zlanwa
atn.
Mastı, Yosma, aşifte. si
mu wuna
bozo e! sen ne yosma kızsın?
3ad. Zlanwa.
- wuna
atn.,
wüuna,
wüuni
ark.
ağrı. ti wuna
kemöopu:
beni baş ağrısı
aldı.
- wuna
goloğmalu
atn., wüuni
gololva
ark. ağrısı geçmek.
ti wuna
golomiğu: başımın
ağrısı geçti.
- wuneri
atn.,
wüuneri
ark.
ağrılı. wuneri
xanöalepe
şüimite
na pwili
nçayi parape si mekçaûuri?
ağrılı kollarımla
topladığım çay paralarını sana mı
verecektim?
- wuôi
atn.
tıpa. boûriüas
wuôi
koduzgipi. şişeye tıpayı
tıkadı.
- wuraüa
ark.,
bardeli arş.
orospu, aşifte, yosma.
- wurisûi
atn.,
ğvardanisûi
iğ'in melon kısmı.
- wurwoleri
sıkılarak süzülmüş,
suyu çıkarılmış. wuwoleri
urâeni.
sıkılarak suyu çıkarılmış üzüm.
- wutxe,
mwutxe
tuzlu. üapça
wutxe
momalu: hamsi tuzlu geldi bana.
- wuûeli
ark.
diğerleri arasında en küçük olan, diğerlerine göre
en küçük. oşkenani do umçane cumak wuûelis
ubecğamûes:
ortanca ve büyük (erkek) kardeş en küçük kardeşlerine
bağırıyordu.
- wuwi
vi. 3ad. mwuwi
- wvali
xp., xeüaôula
vi.
elin arkası. wvalis
pupuli miğun: elimin arkasında
çıban var.
- wvini
vi.,
ûvini
xp. 1. zeka. 2. Zihin.
- wvini
ezdalu vi.,
nosi exozdalu atn.,
not. aklı
yetmek, aklı almak, aklı kesmek. wvinik
var emizdams: aklım almıyor.
- wiûina
arş.
alabalığın küçük bir
türü.
- wori xp. Düz, doğru. Uğnosesti bazi
wori muntxani
datkven dnot): akılsız
da bazen doğru birşey söyleyebilir.
DİDİ LAZURİ NENAPUNA |
|
Lazcanın Yazıya Geçirilmesinde Tarihsel Bir adım!...
Bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı Lazca sözlük
Didi Lazuri Nenapuna, 17 yıl süren detaylı bir alan araştırması ve kaynak taraması sonucu vücuda getirilmiş, Lazcanın bütün diyalektlerini karşılaştırmalı olarak ele alan, Lazca üzerine yapılmış en uzun süreli çalışma olması itibariyle alanında tek!...
25 Bin Lazca kelime
Binlerce deyim ve atasözü
Detaylı olarak incelenmiş fiil biçimleri
Türkçe ve Latince karşılıklarıyla bitki ve hayvan adları
Her kelime için çok sayıda Lazca örnek ve açıklama
1160 sayfa / Büyük boy / Sert kapak
Seri/Sıra No.: Chiviyazıları: 244/Mjora:45
ISBN: 978-975-9187-40-8 Adres: Mühürdarbağı sk. 8/1 Kadıköy İst.
Tel.: 0 216 414 91 13/fax: 0 216 414 97 93
E-Posta: bilgi@chiviyazilari.com
|
[Yazar: İsmail Bucaklişi, Hasan Uzunhasanoğlu, İrfan Aleksiva] [ Dil: Lazca / Türkçe]| |
|
|
|
|
|