Eyotfale-süani owedi do üuçxe hişote gonâdi.
Yorganına bak da ayağını öyle uzat.


Lazuri genelinde şuan 17 kişi online.
 
FORUM Eski Defter MOVIE FLASH KLIPLER Lazca Dil Kursu 3' - Lazuri Nenapuna / Lazuri.Com



ÇEVİRİ
Türkçe'den Lazca'ya


Lazca Kurs
Lazuri Doviguram

Download / Yükle
Türkce Lazca Sözlük Programı Lazuri Font - Lazca yazı karakterleri
 

  Uyari: Bu sayfada Lazca sözcükler için "Alboni Font"(yazı karakteri) kullanılmıştır. "Windows \ Fonts" dizininde Alboni Font olmayanlar karakterleri yanlış görecektir. Bunun olmaması için Windows\Fonts dizinine [Alboni Font'u buradan yükleyebilirsiniz]. Ayrıntılı bilgi için Lazuri Font ya da LazuriPC sayfamızı okuyunuz.

 



(sözcükler yayınlanan ilk sözlüktendir)

Nenapuna/Sözlük info:
İsmail Bucaklişi: bucakli@hotmail.com
İrfan Aleksiva: aleksivatlk@hotmail.com

  • wvadi xp. Közde pişmiş et, külbastı.
  • waxa dokuma tezgahında bobini çeviren çark.
  • wale aşağı. wale kocelaxûu: aşağı gitti. wale memagu: aşağıda rastladım.
  • walemona atn. 1. evin ön ceôesi, evin balkonu. 2. yatak odalarına açılan geniş koridor.
  • walendo aşağıdan. walendo mulun: aşağıdan geliyor.
  • walendoni, waleni aşağıdaki, aşağıda olan. walendonepe jile kelaxûes: aşağıdakiler yukarı çıktılar.
  • walenüale atn. aşağı taraf, aşağı yaka. oxori walenüele. evin aşağı tarafı, evin aşağı yakası.
  • wali, woli xp. tane. ar wali. bir tane. jur wali. iki tane.
  • wameri vurulmuş, gebertilmiş. wameri müyapu sûeri keLaâun. vurulmuş, gebertilmiş çakal gibi yatıyor. wameri wiwila. vurulup gebertilmiş yılan.
  • wamwami, üamwami kirpik. wamwamepe kodvabğu. kirpikleri döküldü.
  • wana 1. yıl. ğuru ar wana diyu. öldüğü bir yıl oldu. 2. atn. gelecek yıl. wanas mefûare. gelecek yıl geleceğim.
  • wana meüvateri atn., mçm. yılları tükenmiş, yaşayacak çok yılı kalmamış.
  • Piéarişi 1. Tahtadan yapılmış, tahtadan. 2. Ahşap. Pi3arişi oxori: ahşap ev.
  • wana to meüvatas atn., mçm. yılların tükensin.
  • wanaağani atn., wanaağne vi. 1. ocak ayı. wana wanaağanite coöams: yıl ocak ayı ile başlar. 2. yıl başı. wanaağanis mu ikumt? yıl başında ne yapıyorsunuz? 3. Yeni yıl.
  • wanaoşi yüz yıllık zaman dilimi, yüzyıl, asır. si na var miâirapun a wanaoşi diyu: seni görmeyeli bir asır oldu.
  • waneri 1. yaş. bere muüu waneri iyu: çocuk kaç yaşına geldi. a waneri bere: bir yaşında çocuk. mulun tutas xu waneri iyasere: gelecek ay beş yaşında olacak. 2. yıllanmış. waneri ğvini: yıllanmış şarap. 3. Yıllık, senelik. Jur waneri nusa: iki yıllık gelin.
  • waôeûa atn. 1. olgunlaşmamış meyve ya da sebze. waôeûa misiri: olgunlaşmamış karakabak. 2. mec. olgunlaşmamış, yeterince gelişmemiş kişi. waôeûa bozomota: yeterince olgunlaşmamış kız.
  • waôla, waôlamida, weôele, weôla atn. 1. çıplak kalmış, açıkta. waôla nca: kabuksuz ağaç, kabuğu soyulmuş ağaç. 2. Dazlak, kafası açılmış. 3. mec. züğürt. muti var uğun waôlan: bir şeyi yok züğürttür.
  • wapwaôara, öaôöaôara atn. 1. tetik çekildiğinde ateş almayan veya kapsülü patlatmayan tüfek. ham ûufeği wapwaôara gamaxûu: bu tüfek waôwaôara çıktı. 2. mec. işe yaramaz kişi, alet. waôwaôara üoçi: işe yaramaz adam.
  • warbela atn. ıslaklıktan dolayı çelimsiz, kötü bir görünüme sahip olan canlılar için kullanılır. warbela üaûu: ıslanmış, kirlenmiş, kötü görünümlü kedi.
  • wari atn., ari ark. su. wari şums: su içiyor. wari cubams: su içiriyor. ona üudelişe wari gamulun: tarlanın dibinden su çıkıyor. warişüa: suyun beli, suyun ortası, suyun kaynağı.
  • warişüa atn. Suyun beli, suyun çıktığı yer, suyun kaynağı.
  • wari mangana atn., amangana vi. 1. kendir liflerini dövüp yumuşatmaya yarayan, su ile çalışan düzenek, makine. 2. yabani hayvanları korkutmaya yarayan bir düzenek.
  • wari sôiûili atn., simsi üoüari xp., sôiwili kuyruk sallayan kuşu. derelerde yaşayan ve durduğu yerde sürekli olarak kuyruğunu sallayan bir kuş.
  • wari sûeri imordi atn., ox. “su gibi büyü” anlamında bir teşekkür.
  • warizemsüu atn., azemsüu vi., ğalizemsku xp. dere kenarlarında yaşayan bir karakuş türü. a warizemsüu doôwami: bir su karakuşunu vurdum.
  • wari/ari gobalu atn. sulamak. Lazuûepes wari gobams: mısırları suluyor.
  • wariva atn. noxlamsu (hasköy) köyünde ırmak ve bu ırmağa adını veren yerin adı.
  • warizeni atn. noxlamsu (hasköy) köyünde bir ırmak.
  • waweli vi. temiz çamaşır, ekmek gibi şeyleri koymaya yarayan kayık biçiminde ve saplı bir tür kap, sele.
  • wefa atn. Ağaç likeni. 3ipri wefa doüoru: gürgeni liken sardı.
  • wenwe 1. hamak. wenwes goncirare: seni hamakta yatıracağım. 2. Bebeği içine yatırıp iki ucundan tutarak sallamaya yarayan genişçe bez.
  • werdeli atn., wombo vi. sırılsıklam, ıpıslak. möimas ceviüaçi do werdeli deviyi: yağmura tutulup sırılsıklam oldum.
  • wiği ark., wiliğurina atn. denizden kayığı barınağa çekmek amacıyla kullanılan “ergaûi” adı verilen düzeneğin ortasında yeralan kalınca ve dik bir direktir. Tepesinde bir delik bulunur ve bu deliğe ince bir ağaç geçirilerek yatay düzlemde döndürülür. ip bu direğe dolanarak kayığın sahile çekilmesi sağlanır.
  • wiğveli sülük. pislikleri emmesi için yaranın üzerine oturtulur. ardından emdiği pislikleri kusması için soğuk külün üzerine bırakılır ve meme sağar gibi elle kusturulur. yabani sülüğe göre daha yassı olur ve suda yaşar.
  • wixi atn. etin sıcak zemine dokundurulmasından çıkan “cız” sesi.
  • wixi oyapu atn. çocuk dilinde yanmak. Mo naxole xe wixi gayasere: yaklaşma elin yanar.
  • wixinderi atn. çatlamış, çatlak (sıcak, soğuk vs.). wixinderi xe. çatlamış el. wixinderi leûa. çatlamış toprak.
  • wiüaepuna atn. ‘wiüai’ bitkisinin çokça yetiştiği yer.
  • wiüai atn. boyu fazla uzamayan ince ve çok gövdeli bir ağaç.
  • wuüali atn. 1. Ucu sivri ince çubuk. 2. Bu çubukla oynanan çelik çomak oyunu.
  • wuüali biüa atn. çelik çomak oynunda kullanılan ucu sivri ince çubuk.
  • wiüara atn., âigara vi. sigara. a wiüara kodelevizdi: sigarayı içime çektim.
  • wiüloma atn. sürekli dalaşma ve kapışma hali, gıcıklık, terslik. berepe artiüarti şüala wiüloma uluran: çocuklar bir birine zıt gidiyorlar, sürekli dalaşıyorlar.
  • wiüloma olva atn., not. sürekli dalaşmak, kapışmak, zıt gitmek, tersine gitmek. bere şüala wiüloma ulun: çocukla zıt gidiyor, ters gidiyor.
  • wiüvabe.puna atn., kvanöala.puna ark. çakıllık. hanepe wiüvabepunan: buralar çakıllıktır.
  • wiüvabi atn., kvanöala ark. Çakıl, deniz kenarında bulunan çakıl. gza oşüendas wiüvabi kodobğu: yolun ortasına çakıl döktü. ~ kva atn. çakıl taşı.
  • wilexûa ark., wilextia vi., mafuşi atn. hamurdan yapılan, tavayı bütün olarak kaplayan, yaklaşık yarım santim kalınlığında, yağda kızartılan bir tür çörek. Ayrıca bu, el ayası genişliğinde dilimlenerek de yapılır. Üzerine pekmez, tereyağı sürülerek ya da şeker dökülerek yenir.
  • wili atn. 1. Çocuk dilinde çişini yapmak, işemek. İdi, e bere şüimi do wili süani doi: git, çocuğum, çişini yap. 2. çocuk dilinde işetmek, çişini yaptırmak. Beres wili dovaxinapi: çocuğu işettim, çişini yaptırdım.
  • wili wili atn. dilim dilim, parça parça, küçük parçalara ayrılmış. cumalepek livadepe wili wili digverdes: kardeşler bahçeleri dilim dilim paylaştılar.
  • wilidi, wilindi atn., nowinwale xp. Ateşten çıkan kıvılcım, ateş parçacığı. wilidi sûeri mjora: ateş parçası gibi güneş.
  • wiliğurina sûeri oktapu atn., not. ekseni etrafında döndürmek ya da dönmek. mogintxa do wiliğurina sûeri goktare: vurup ‘wiliğurina’ gibi döndürürüm.
  • wiliğurina atn., wiği ark. 3ad. wiği.
  • wiliğurinaşi oktapu atn. ekseni etrafında döndürmek, dönmek.
  • wilixûiya atn. kurutulup ateşte kızartılmış bağırsak.
  • wilva (<owilu) kasım ayı. wilva dogutinas puci doyinasere: kasımın başında inek doğuracak.
  • wiminde, wimindi 1. uzun süre beklemeden dolayı çürümüş, organik bütünlüğü bozulmuş hayvan gübresi. 2. mec. has, gerçek, öz, hakiki. Lazişi wiminde: Lazın hası. 3. vi. birbirine çok benzer olan, aynısı, tıpkısı. wimindi nungams: birbirine çok benzer, tıpkısı.
  • wimla atn. vi, wimri arş. çapak. tolis wimla giğun: gözünde çapak var.
  • wimôa vi. mec. güzel ve temiz giyinip kuşanmış, yakışıklı. wimôa steri bere: güzel çocuk.
  • wimôiri vi. minicik, minnacık; bazı küçük hayvanları tanımlamak için kullanılır.
  • wimôirina vi., wiôuûina ark., wiliôunûina xp. masal kahramanı bir çocuk adı.
  • wimwimi atn., mxoyaûe ark., öixoûüa arş. cimri. wimwimi üoçi xe zdimeri iyen: cimri adamın eli sıkı olur.
  • wineüi vi., wendeöi atn. çorap. wineüi domibruwu: çorabım yırtıldı.
  • wendeöi atn., wineüi vi. çorap. 3ad. wineüi.
  • wingalida atn. kıvrım, ters dönme ve bunun sonucunda oluşan kabarıklık veya çıkıntı (halat vs). ergaûişi ntelis wingalida uğun: teleferik telinde ters dönme var.
  • wingili atn., éingili vi. tek ayak üzerinde koşarak rakiplerin yakalanması ve dövülmesi şeklinde oynanan bir çocuk oyunu. 3ad. Owingilu.
  • wingili atn. éingili vi., 3ad. wingili.
  • wingiliöi bir kuş tuzağı.
  • winûili atn., inûili vi. kuş, fare vb.’lerinin dışkısı. iri üale korme winûili âun: her tarafta tavuk dışkısı var. üinçi winûili: kuş dışkısı. mtugi winûili: fare dışkısı.
  • wipri vi. wipuri xp., 3ipri atn. gürgen ağacı.
  • wiôa atn., umôa vi. 1. göbek deliği. 2. göbek bağı. diyinu şüala wiôa deluüvates: doğar doğmaz göbek bağını kestiler.
  • wiôadidi atn., mamuni xp. doğumu gerçekleştiren ve göbeği kesen kadın, ebe.
  • wiôai, mwuli atn. sepet örerken, geçme olarak kullanılan kabukların arasını açmak için kullanılan ucu ince, yassı ve sivri odun parçası.
  • wiôi, wiôiya vi., çxombi monta atn. balık yavrusu, küçük balık.
  • wiôuli, ôuliwa atn., öuöuli, wiôili vi. civciv. wiôulipe ikteran: civcivler dolaşıyor.
  • wiôwiôili vi., öirûöirûi, sviwili xp. benekli sinek kapan kuşu.
  • wiwi solucan. wiwi dolonöaman nexi gamiğaman. “çok küçük şeyleri çok değerli görecek kadar cimridirler.” üundis wiwi üüuğaman. “boktan solucan topluyacak kadar cimridirler”.
  • wiwiüvari atn., öiöiüveri ark. aşırı tuzlu yiyecek.
  • wiwila müorobu, mawiwile xp. bir leylek türü; yılan boyun kuşu.
  • wiwila yılan. wiwila üirüoleri üirüoleri ulun: yılan kıvrıla kıvrıla gidiyor. tolis wiwila maâiren: gözüme yılan görünüyor.
  • wiwinateri, ôinöüu xp. ôaôazulya atn., maôazule vi. ateş böceği.
  • akotume vi., mûakorme atn., mûüakotume xp. çulluk.
  • aüoôali vi., wari üoôali atn. durgun su ortamında bulunan kurbağa larvası. aüoôali wuûa ûobapes iven: kurbağa larvası küçük göllerde olur.
  • ari ark., wari, wai atn. su. ari steri irdare! su gibi büyüyesin!
  • amangana ark., wari mangana atn. 1. kendir liflerinin dövülüp yumuşamasını sağlayan bir alet. derelerde kurulur. 2. yabani hayvanları korkutmaya yarayan bir düzenek.
  • artoli vi., waritoli ark. pınar, suyun gözü. artolişe ari şums: pınardan su içiyor.
  • azemsku vi., ğalizemsüu xp., wari zemsüu atn. dere kuşu.
  • azeni ark., wari zeni atn. su kenarındaki düzlük yer.
  • inûili ark., winûili atn. kuş, tavuk, fare vb. hayvanların dışkısı. mtugi inûili: fare dışkısı.
  • uni xp., una ark., wuna atn. ağrı. livadis vorûişa ar una kemöopu: bahçede iken beni bir ağrı aldı.
  • upi ark., mwupi atn. karanlık.
  • wo atn., anwo xp., hanwo vi. bu yıl. wo xvala kodopskidi: bu yıl yalnız kaldım. wo môolis vorûare: bu yıl istanbul’da olacağım.
  • woderi vi., wroderi ark., worderi atn. süzülürken damlamış, süzülmüş.
  • woxle, woxole, woxne 1. Ön taraf, ön (yer, konum). 2. Önce, eskiden, evvelce.
  • woxleni 1. Ön taraftaki, öndeki (yer, konum). 2. Önceki, evvelki, eskiden olan. 
  • woineri atn., hanwoneri vi., anwoneri xp. bu yılki. woineri berepe: bu yıl ki çocuklar, bu yıl doğan çocuklar.
  • woli xp. pay. çkimi woli so ren? benim payım nerde?
  • woneri atn. tartılmış. woneri nçayi. tartılmış çay.
  • wopxeri 1. yapılmış, inşa edilmiş. wopxeri oxori meowopxu: inşa edilmiş evi bozup yeniden inşa etti. 2. uydurulmuş, uyduruk. wopxeri laüide ignapen: uydurulmuş, uyduruk laf anlaşılıyor. 3. Yapma.
  • worvili ark. küçük kefal balığı.
  • wowoda atn. 1. mısırın eğri büğrü ve sağlıksız olanı. 2. mec. eskimiş. wowoda para: eskimiş para.
  • wubuûûaşi arş. meşru olan durum.
  • wuxna, öuxna, öuxni yanık (çoğul nesnelerin kıl vb. için). toma öuis oxori wuxna deliüaçu. saçı yaktığında evi yanık kokusu kapladı.
  • wulu atn., wuûa vi., öuûa ark., öiûa xp. küçük, ufak. wulu  a bere: küçük bir çocuk.
  • wulu oyapu atn., owuûanu vi.1. küçülmek, ufalmak. haüu wulu mot iyi? niçin bu kadar küçüldün? 2. Küçültmek, ufaltmak.
  • wulu wvala atn. ufak tefek. wulu wvala dulyapeşi üoçi: ufak tefek işlerin adamı.
  • wulunoba atn., wuûanoba vi., öuûanoba ark. küçüklük. wulunoba do morderoba. küçüklük ve büyüklük.
  • wuluûina atn., öuöuûa ark., wuôuûi xp. küçücük, çok ufak. Süaninde msüvaliûinan wuluûina da süani: senden güzeldir küçük kız kardeşin.
  • wuna ark., zlunwa, zlanwa atn. Mastı, Yosma, aşifte. si mu wuna bozo e! sen ne yosma kızsın? 3ad. Zlanwa.
  • wuna atn., una, uni ark. ağrı. ti wuna kemöopu: beni baş ağrısı aldı.
  • wuna goloğmalu atn., uni gololva ark. ağrısı geçmek. ti wuna golomiğu: başımın ağrısı geçti.
  • wuneri atn., uneri ark. ağrılı. wuneri xanöalepe şüimite na pwili nçayi parape si mekçaûuri? ağrılı kollarımla topladığım çay paralarını sana mı verecektim?
  • wuôi atn. tıpa. boûriüas wuôi koduzgipi. şişeye tıpayı tıkadı.
  • wuraüa ark., bardeli arş. orospu, aşifte, yosma.
  • wurisûi atn., ğvardanisûi iğ'in melon kısmı.
  • wurwoleri sıkılarak süzülmüş, suyu çıkarılmış. wuwoleri urâeni. sıkılarak suyu çıkarılmış üzüm.
  • wutxe, mwutxe tuzlu. üapça wutxe momalu: hamsi tuzlu geldi bana.
  • wuûeli ark. diğerleri arasında en küçük olan, diğerlerine göre en küçük. oşkenani do umçane cumak wuûelis ubecğamûes: ortanca ve büyük (erkek) kardeş en küçük kardeşlerine bağırıyordu.
  • wuwi vi. 3ad. mwuwi
  • wvali xp., xeüaôula vi. elin arkası. wvalis pupuli miğun: elimin arkasında çıban var.
  • wvini vi., ûvini xp. 1. zeka. 2. Zihin.
  • wvini ezdalu vi., nosi exozdalu atn., not. aklı yetmek, aklı almak, aklı kesmek. wvinik var emizdams: aklım almıyor.
  • wiûina arş. alabalığın küçük bir türü.
  • wori xp. Düz, doğru. Uğnosesti bazi wori muntxani datkven dnot): akılsız da bazen doğru birşey söyleyebilir.

 



(sözcükler yayınlanan ilk sözlüktendir)

Nenapuna/Sözlük info:
İsmail Bucaklişi: bucakli@hotmail.com
İrfan Aleksiva: aleksivatlk@hotmail.com





DİDİ LAZURİ NENAPUNA

Lazcanın Yazıya Geçirilmesinde Tarihsel Bir adım!...
Bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı Lazca sözlük

Didi Lazuri Nenapuna, 17 yıl süren detaylı bir alan araştırması ve kaynak taraması sonucu vücuda getirilmiş, Lazcanın bütün diyalektlerini karşılaştırmalı olarak ele alan, Lazca üzerine yapılmış en uzun süreli çalışma olması itibariyle alanında tek!...

  • 25 Bin Lazca kelime
  • Binlerce deyim ve atasözü
  • Detaylı olarak incelenmiş fiil biçimleri
  • Türkçe ve Latince karşılıklarıyla bitki ve hayvan adları
  • Her kelime için çok sayıda Lazca örnek ve açıklama
  • 1160 sayfa / Büyük boy / Sert kapak
  • Seri/Sıra No.: Chiviyazıları: 244/Mjora:45
  • ISBN: 978-975-9187-40-8
  • Adres: Mühürdarbağı sk. 8/1 Kadıköy İst.
  • Tel.: 0 216 414 91 13/fax: 0 216 414 97 93
  • E-Posta: bilgi@chiviyazilari.com
  • [Yazar: İsmail Bucaklişi, Hasan Uzunhasanoğlu, İrfan Aleksiva] [ Dil: Lazca / Türkçe]| 


    Droepe/Mevsimler
    Pukrinora - İlkbahar

    Monç̆inora - Yaz

    Stveli - Sonbahar

    İnuva – Kış
    Tutape / Aylar
    Ǯanağani - Ocak

    K̆undura - Şubat

    Mart̆i - Mart

    Ap̆rili - Nisan

    Maisi - Mayıs

    Mbulora - Haziran

    Kʒala - Temmuz

    Mariaşina - Ağustos

    Çxalva - Eylül

    Guma - Ekim

    Ǯilva - Kasım

    Xrist̆ana – Aralık
    Ndğalepe/Günler
    Tutaçxa - Pazartesi

    İk̆inaçxa - Salı

    Cumaçxa - Çarşamba

    Çaçxa - Perşembe

    P̆arask̆e - Cuma

    Sabat̆oni - Cumartesi

    Mjaçxa – Pazar

    Ok̆oreʒxu /Rakam

    1 ar

    2 jur

    3 sum

    4 otxo

    5 xut

    6 aşi

    7 şk̆it

    8 ovro

    9 nçxoro

    10 vit

    11 vit̆oar

    12 vit̆ojur

    13 vit̆osum

    14 vit̆otxo

    15 vit̆oxut

    16 vit̆oaşi

    17 vit̆oşk̆it

    18 vit̆ovro

    19 vit̆onçxoro

    20 eçi

    21 eçidoar

    30 eçidovit

    40 jurneçi

    50 jurneçidovit

    60 sumeneçi

    70 sumeneçidovit

    80 otxoneçi

    90 otxeneçidovit

    100 oşi

    101 oşidoar

    500 xut̆oşi

    1000 şilya / vit̆oşi

    Not:Bu bölüm hazırlanırken Nananena'dan yararlanılmıştır.
    Lazca'da 10'dan sonraki sayılar söylenirken do (ve) kullanılır.
    Örneğin 11, Lazca'da 10 ve 1 şeklinde söylenir.
    10'un 100'e kadar olan katmanları (20 hariç) 20 ve 10 kullanılarak söylenir.
    Örneğin 30, Lazca'da 20 ve 10 olarak ifade edilir.
    Bu bağlamda do (ve) bir toplama işleminin işaretidir.
    (Kaynak: Mjora ilk sayı 78.sayfa)


    Domkulape/Kısaltmalar
    ağn.: ağani: yeni türetilmiş kelime.
    an
    ʒ̆.: anʒ̆ala: argo.
    bot.: Bitkilerle ilgili
    cx.: coxo: isim
    dnot.: didinotkvame: atasözü (MSKVANOZİTA)
    dut.: dutxe: dutxe Lazcası.
    geg.: megreluri: megrelya/megrelce.
    gln.: galeni: yabancı kökenli sözcük.
    gyu.: gyulva: batı
    kay.: kaynak.
    kor.: korturi: gürcüce.
    lat.: latinuri: latince.
    l
    p̆.: Lazuri aramitepe.
    mçm.: meoçama: beddua.
    not.: notkvame: deyim.
    noz.: nozi
    a: yaygınlığı olan kalıplaşmış söz.
    ocr.: ocera: halk inancı.
    ogr.: ogoru: küfür, sövgü.
    ox.: oxvamu: dua
    sf.: sıfat
    vi.: vija: çamlıhemşin.
    xi.: xinapa: fiil, eylem
    yul.: Yulva: doğu
    zo.: Zooloji: Hayvanlarla ilgili
    ʒad.: Ʒadit: bakınız, kontrol ediniz.

     
       

       

     
    Copyright © 2002-2018 Lazuri.Com | Telif Hakları saklıdır.