Cencireri var ğurun, üuçxe dodgineri doğurun.
Yatalak ölmez, ayakta olan ölür.


Lazuri genelinde şuan 6 kişi online.
 
FORUM Eski Defter MOVIE FLASH KLIPLER Lazca Dil Kursu Ç - Lazuri Nenapuna / Lazuri.Com



ÇEVİRİ
Türkçe'den Lazca'ya


Lazca Kurs
Lazuri Doviguram

Download / Yükle
Türkce Lazca Sözlük Programı Lazuri Font - Lazca yazı karakterleri
 

  Uyari: Bu sayfada Lazca sözcükler için "Alboni Font"(yazı karakteri) kullanılmıştır. "Windows \ Fonts" dizininde Alboni Font olmayanlar karakterleri yanlış görecektir. Bunun olmaması için Windows\Fonts dizinine [Alboni Font'u buradan yükleyebilirsiniz]. Ayrıntılı bilgi için Lazuri Font ya da LazuriPC sayfamızı okuyunuz.

 



(sözcükler yayınlanan ilk sözlüktendir)

Nenapuna/Sözlük info:
İsmail Bucaklişi: bucakli@hotmail.com
İrfan Aleksiva: aleksivatlk@hotmail.com

  • çabala arş., tamo ark. yavaş. çabala igzas: yavaş yürüyor.
  • çabla arş., çapula atn., kalamani ark., üançapula meg. çarık. üuçxes çabla ti var moâun: ayağında çarık bile yok.
  • çabri ark., çarbi xp., leşüi atn., leçkvi meg. dudak. ari şumûuşa çabri ko mexuôu: bir şey içer gibi dudaklarını büzüştürdü.
  • çabriguda ark., leşüoûa atn. geniş ve iri dudaklı kimse.
  • çaça atn., çonçi vi., çaçi ark. kuru yaprak. gzalepes çaça dobğun: yolda kuru yapraklar dökülmüş.
  • çaçara konuşacağı yeri ve zamanı bilmeyen, gereksizce konuşan ve anlamsız davranışlarda bulunan kişi, patavatsız. çaçara üoçi: patavatsız adam.
  • çaçaraburi atn. patavatsızca. çaçaraburi mo ixaôa! patavatsızca konuşma, olur olmaz konuşma!
  • çaçxa vi., atn., 3aaşxa meg.,n3açxa, 3açxa, umkesei, umüiseri (<n3a ndğa) perşembe günü.
  • çaçxata atn., poçxoûa ark. çok dallı, çok kollu, saçılarak. çaçxata wari culun: su saçılarak akıyor.
  • çaçxuri, çaçxura, çeçxuri atn. sıtma, sıtma nöbeti. çaçaxura kemöopu: beni sıtma tuttu, titreme aldı.
  • çaxaöepuna atn. “çaxaöi” bitkisinin çokça yetiştiği yer.
  • çaxaöi atn. deriye sürüldüğünde kabarcıklar meydana getiren ve irin toplanmasına sebep olan, sulak yerlerde yetişen zehirli bir bitki. çxombi ôöopumûişa xes çaxaöi komemasu: balık yakalarken elime “çaxaöi” sürüldü.
  • çaxala ark., öaxala atn. 1. ark. turşu. 2. atn. karalahana yapraklarının suda haşlanmasından sonra iç yağı katılarak yapılan lahana yemeği.
  • çaxana atn. atina’nın Noxlamsu köyünde bir yer adı. Dere kenarındadır ve çokça yengeç bulunur.
  • çaxmacepe atn. pazar’da bir Laz kabile adı.
  • çambre ark., oçambre atn., onçamure xp. dibek. büyük taşlar oyularak yapılan ve arpa, mısır vb. ürünlerin ayıklanmasında kullanılan bir araç. Lazların geleneksel kapalı ekonomilerine özgü üretim araçlarındandır.
  • çamçaxinape atn. pazar’da bir Laz kabile adı. çamçaxina durye: çamçaxina'nın duriye’si, çamçaxina'lardan olan düriye.
  • çança ark. 1. lüzumsuz, gereksiz, fuzuli. çança dulya: lüzumsuz iş. 2. ark. gereksiz, patavatsızca. çança mo isinapam! gereksiz yere konuşma!
  • çançu atn. salkım. ntxiri çançu. fındık salkımı.
  • çapula atn., çabla arş., kalamani ark. çarık. üuçxes moâin çapula. ayağına giymiş çarık.
  • çaôanozi atn. dikiş makinesinde masurun yatağı.
  • çarbi xp., çabri ark., leşüi atn. dudak. çarbi nixvaûu: dudağını ısırdı.
  • çarniüi, çaniği çaydanlık.
  • çasûara atn. terlik. üuçxe çasûaras konobazgu: ayağına terlik geçirdi.
  • çaylaği xp., mundiüvali atn. aladoğan kuşu.
  • çeçevi atn. kaşıntı yapan bir koyun hastalığı. mçxurepes çeçevi aünes: koyunlar “çeçevi”ye yakalandılar.
  • çeçezi arş., kekeöi kekeme. ixaôaûaşa na celibaseres çeçezi iziûen: konuşurken takılanlara kekeme denir.
  • çemçu atn., kenkve vi. 1. dişleri eksik olan. üibri çemçu: dişleri eksik olan. 2. ön dişleri eksik olan.
  • çeôla ark., 3eôla atn. meyve kabuğu: m3xuli çeôla. armut kabuğu. oşüuri 3eôla. elma kabuğu.
  • çere, peri ark. renk. şüurinate çere amûu: korkudan rengi kaçtı.
  • çerendi tırpan.
  • çerezi atn., mbulora ark. buliş tuta xp., mbuloba haziran ayı. maisi kogamaxûui çerezi mulun: mayıs çıktı mı haziran gelir.
  • çerge, çerga 1. çadır iskeleti. 2. atmaca avlamak için beklenen yer.
  • çerizi atn., kerizi ark. su çıkan tarlalarda su akışını kolaylaştırmak ve toprak kaymasını önlemek amacıyla karataşla yapılan döşeme. livadis wari na gamulun svas çerizi demirçun. tarlanın su çıkan yerine taş döşemişim.
  • çxalva atn. (<onçxalu), sûaroşina, straoşina eylül ayı. ağustozi do taxvaşi oşüendas çxalva on/ ren: ağustos ekim arası eylüldür.
  • çxaôa ark., oçxaôule vi., ûuûuci atn. ısırgan otu.
  • çxaûura parıldayan, parlak. çxaûura doüanaşe. parlak, parıldayan tabanca
  • çxeri uçxuşi atn., not. Her türden, her yapıdan, farklı seviyelerden, seviyeli seviyesiz, kendini bilen bilmeyen (insan). (çxeri: temiz, iyi, olumlu), (uçxuşi: kirli, kötü, olumsuz) birbirinden farklı yapıdaki insan topluluğunu tanımlamak için kullanılır. Çxeri uçxuşi miti na orûu noğas kodelibğes: her türden insan çarşıya doluştu.
  • çxeri yıkanmış, temiz (cansız-katı nesneler için). çxeri m3xuli: yıkanmış armut.
  • çxili, nçxili ark., ncaği atn. örgü şişi. çxili mundis gvanamûu/koma3onu: örgü şişi kıçına battı.
  • çxindi atn. çxvindi xp. 1. burun. çxindis noüepi kogundu: burnuna ip geçirdi. 2. not. kandırarak amacına ulaştı.
  • çxindi epamperi ark., çxindi ôlawa vi. geniş ve basık burunlu.
  • çxindi pampa burun kanadı.
  • çxindis doloxaôaru atn. burnundan konuşmak.
  • çxome ark., eça atn. ey gidi, hey gidi, ah! e çxome beroba çkimi: ey gidi çocukluğum. e çxome ndğalepe: ey gidi günler.
  • çxomela atn. ey gidi, hey gidi. moûi çxomela: aman allah’ım! aman tanrım!
  • çxomi ark., şxomi arş., çxombi atn. balık. kapça do made çxomi var imxos: hamsiden başka balık yemiyor.
  • çxoro, nçxoro, çxovro dokuz sayısı. ovro ti va çxoro fara degiwvi: sekiz de değil, dokuz kez söyledim.
  • çxoûi, çoçxoûa bozuk, işe yaramaz durumda, hurda. ham araba çxoûi diyu: bu araba bozuldu, işe yaramaz duruma geldi.
  • çxvapa, mçxvapa sıcak hava. Lazonas k3ala va dogutaşa çxvapa var mulun: Laz yurdunda haziran gelmeden sıcak gelmez.
  • çxvapoba sıcaklık. handğa ûaroniş çxvapobape naüo ivu? bugün hava sıcaklığı ne kadar oldu?
  • çxvari, nçxvari 1. darı. 2. mec. tanecik, küçük parçacık.
  • çxviüi xp., mçiki ark. kestane kargası.
  • çxvindi xp., çxindi ark. burun. çxvindis xvali nusun. burnuna sümük sürülmüş.
  • çiça vi. çürük ayında (temmuz 13, ağustoz 13 arası dönem) ayaklarda görülen bir tür yara. “çiça”yi iyileştirmek için “wiğveli” (sülük) yaranın üstüne konur ve pisliği emmesi sağlanır. sonrada soğuk külün üzerine atılıp meme sağar gibi sağılarak pislikleri kusması sağlanır.
  • çiçxili, çinçxili geniz. çiçxili omaöu: genzim yandı.
  • çiçia ark. uyuşuk, yavaş hareket eden kişi.
  • çiçku, çuçku ark., lulu arş. 1. taze, körpe, yumuşak. çiçku bere: yeni doğmuş çocuk. 2. bebek.
  • çilambre ark., çilambri atn., çilamure xp., çamule xp. göz yaşı. tolis çilambre var domiskidu: gözlerimde yaş kalmadı.
  • çileri evli erkek. Ma viçinis ağani çileri orûu: ben tanıdığımda yeni evli idi (erkek).
  • çili ark. karı, kadın, eş. haya miş çili ren? bu kimin karısıdır. Alina’şi çili: “alina”nın karısı, eşi.
  • çinçxina vi., yuvasili xp. su incir kuşu.
  • çineri atn. tanınmış, meşhur, ünlü. ôaôu şüimi çineri na varon sva va doüudu: dedemin tanınmadığı yer kalmadı.
  • çinganeri arş. kafadan uydurulmuş/uydurulmuş söz.
  • çirdila xp. Gölgelik, güneş almayan yer, gölgeli yer.
  • çirüi arş. venedik kayığı.
  • çisûi atn. boya, ayakkabı boyası.
  • çisûiri atn. seksek oyunu. bere vorûişa ôanda çisûiri vibiûi. çocukken her zaman seksek oynardım.
  • çkar, çkari ark. 1. hiç. çkar üai var bore. hiç iyi değilim. çkar oncğore var uğun: hiç utanması yok. 2. sıfır. çkar, ar, jur. sıfır, bir, iki.
  • çkimebura ark., şüimeburi atn. 1. kendi kendime. çkimebura bisinapam: kendi kendime konuşuyorum. 2. kendimce, kendime özgü. haya çkimebura ren: bu kendime özgüdür.
  • çkimi ark., şüimi atn. 1. Benim, benimki. çkimi şüala mu dulya giğun: benimle ne işin var. haya çkimi ren: bu benimdir. 2. Birinci tekil şahıs iyelik eki. Oxori çkimi: evim.
  • çkinaperi, çkineri ark. bilgin, alim. Helimişi xasani do witaşi iskenderi Lazepeşi çkinaperi orûes: Helimişi xasani ve witaşi iskenderi Lazların bilginiydi.
  • çku ark., çki xp., şüu atn. birinci çoğul şahıs, biz. çku hak boret: biz burdayız.
  • çkunebura ark., çkinebura xp., şüuneburi atn. 1. kendi kendimize, biz bize. çkunebura bibirat: kendi kendimize şarkı söyleyelim, oynayalım. 2. bize özgü, kendimizce, kendimize özgü. oxoronu çkunebura ren: horon oynamak bize özgüdür.
  • çkuni ark., çkini xp., şüuni atn. 1. bizim. hantere çkuni ren: bunlar bizimdir. çkuni namu ren var miçkin: bizimki hangisidir bilmiyorum. çkunepe moxtes: bizimkiler geldiler. çkuni şeni muya tkves: bizim için ne dediler. 2. Birinci çoğul şahıs iyelik zamiri. Oxori çkuni: evimiz.
  • çkva ark. 1. daha. çkva mutu var ren i? daha başka birşey yok mu ? çkva üaiten: daha iyiye, daha güzele. 2. başka. çkvaş dulya: başkasının işi. 3. Henüz. Çkva var moxtes: henüz gelmediler.
  • çkvaşi ark. 1. Başkası. 2. başkasının. çkvaşi bere: başkasının çocuğu.
  • ço at veya katırlar için kullanılan bir ünlem.
  • ço oxenu atn. çocuk dilinde sırtına almak.
  • çoçxoûa atn., çxoûi ark. bozuk, bozulmuş, işe yaramaz durumda olan alet. süani çoçxoûa teyubişi derdi miğuni. senin bozuk teybinin derdinde değilim.
  • çoçoüa 1. bir takım hayvanların ayaklarının arka tarafında bulunan tırnaklar. 2. yele. 3. kâkül, zülüf.
  • çoderi bitmiş, bitirilmiş. çoderi dulya. bitmiş iş.
  • çodina bitiş, tükeniş. süani çodina ham gzaşe iyasere: senin tükenişin bu yoldan olacak.
  • çodineri bitirilmiş, tüketilmiş. çodineri dulya. bitirilmiş iş.
  • çoma ark. beceriksiz. xepe skanişe mutu var mulun haşo çoma mot re. elinden bir şey gelmiyor, niye böyle beceriksizsin.
  • çona meüvateri atn., not. günü bitmiş, ölümü yakın. çona meüvateri bereşüimi: benim günü bitmiş çocuğum.
  • çona oüorobu atn., not. “ölüme yakın bir insanın çevresini her zamankinden daha fazla gezip dolaşması, ilişkilerini sıklaştırması durumunu ifade eden bir deyim. ğuramu konaxolu çona üorobums: ölümü yaklaştı ışık topluyor. çona to megaüvatas: ışığın sönsün, günün bitsin.
  • çona atn., tena, kyona vi., te ark. ışık. çonape konunwi: ışıkları yak. çona meüvateri: ışığı kesilmiş. çona to megaüvatas: ışığı kesilesi.
  • çonço, çonçi ark., çonçoli atn. 1. mısır koçanının dış yaprakları. pucepek çonço imxonan: inekler mısır koçanının yapraklarını yiyorlar. 2. vi. kurumuş yaprak.
  • çonguri bir Laz halk müziği çalgısı.
  • çonxola arş. gırtlak.
  • çorçi arş., subuka, msubuki ark. hafif. çorçi dişüa: hafif odun.
  • çosûa ark. kötü niyetli.
  • çosûe atn., çostra arş., ürosta ark. daire biçiminde kalın bileği taşı. çoste te arguni dolasûu: çoste ile baltayı biledi. çostra, kroste (<rum. lestra)
  • çuça oğağu ark. 1. fındık salkımının kurumuş yapraklarını, fındık tanesi bulmak amacıyla karıştırmak. 2. Not. avare insanlara söylenen bir söz: “otur fındık yapraklarını karıştır ki belki fındık bulursun”.
  • çuçuna ark. ılık. çuçuna ari: ılık su.
  • çulturi, xaçka kültür. çulturi var uğuran: kültürleri yok, kültürsüzler. 3ad. xaçka.
  • çuneri xp., purcineri atn., prucineri ark. pörsümüş, pörsük.
  • Çuntu, çonto atn., kyuntu xp. hantal, ağır ve yavaş hareket eden.
  • çurdina yenmeyen zehirli bir deniz balığı.
  • çuri dişilik organı, vajina, am. E uri uri/üurtas doloâin çuri:
  • çurumôi ark. 3ad. üuüunéi

 



(sözcükler yayınlanan ilk sözlüktendir)

Nenapuna/Sözlük info:
İsmail Bucaklişi: bucakli@hotmail.com
İrfan Aleksiva: aleksivatlk@hotmail.com





DİDİ LAZURİ NENAPUNA

Lazcanın Yazıya Geçirilmesinde Tarihsel Bir adım!...
Bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı Lazca sözlük

Didi Lazuri Nenapuna, 17 yıl süren detaylı bir alan araştırması ve kaynak taraması sonucu vücuda getirilmiş, Lazcanın bütün diyalektlerini karşılaştırmalı olarak ele alan, Lazca üzerine yapılmış en uzun süreli çalışma olması itibariyle alanında tek!...

  • 25 Bin Lazca kelime
  • Binlerce deyim ve atasözü
  • Detaylı olarak incelenmiş fiil biçimleri
  • Türkçe ve Latince karşılıklarıyla bitki ve hayvan adları
  • Her kelime için çok sayıda Lazca örnek ve açıklama
  • 1160 sayfa / Büyük boy / Sert kapak
  • Seri/Sıra No.: Chiviyazıları: 244/Mjora:45
  • ISBN: 978-975-9187-40-8
  • Adres: Mühürdarbağı sk. 8/1 Kadıköy İst.
  • Tel.: 0 216 414 91 13/fax: 0 216 414 97 93
  • E-Posta: bilgi@chiviyazilari.com
  • [Yazar: İsmail Bucaklişi, Hasan Uzunhasanoğlu, İrfan Aleksiva] [ Dil: Lazca / Türkçe]| 


    Droepe/Mevsimler
    Pukrinora - İlkbahar
    Monöinora - Yaz
    Stveli - Sonbahar
    İnuva - Kış
    Tutape / Aylar
    Wanagani - Ocak
    Üundura - Şubat
    Marûi - Mart
    Aôrili - Nisan
    Maisi - Mayıs
    Mbulora - Haziran
    Kéala - Temmuz
    Mariaşina - Ağustos
    Çxalva - Eylül
    Guma - Ekim
    Wilva - Kasım
    Xrisûana - Aralı
    Ndğalepe/Günler
    Tutaçxa - Pazartesi
    İüinaçxa - Salı
    Cumaçxa - Çarşamba
    Çaçxa - Perşembe
    Ôarasüe - Cuma
    Sabaûoni - Cumartesi
    Mjaçxa - Pazar
    Oüoreéxu/Rakam

    1 ar
    2 jur
    3 sum
    4 otxo
    5 xut
    6 aşi
    7 şüit
    8 ovro
    9 nçxoro
    10 vit
    11 viûvar
    12 viûojur
    13 viûosum
    14 viûotxo
    15 viûoxut
    16 viûvaşi
    17 viûüit
    18 viûovro
    19 viûonçxoro
    20 eçi
    21 eçidoar
    30 eçidovit
    40 jurneçi
    50 jurneçidovit
    60 sumeneçi
    70 sumeneçidovit
    80 otxoneçi
    90 otxeneçidovit
    100 oşi
    101 oşidoar
    500 xuûoşi
    1000 şilya / viûoşi

    Not:Bu bölüm hazırlanırken Nananena`dan yararlanılmıştır.
    Lazca`da 10`dan sonraki sayılar söylenirken do (ve) kullanılır.
    Örneğin 11,Lazca`da 10 ve 1 şeklinde söylenir.
    10`nun 100`e kadar olan katmanları (20 hariç) 20 ve 10 kullanılarak söylenir.
    Örneğin 30, Lazca`da 20 ve 10, olarak ifade edilir.
    Bu bağlamda do (ve) bir toplama işleminin işaretidir.
    (Kaynak:Mjora ilk sayı 78.sayfa)


    Domkulape/Kısaltmalar
    ağn.: ağani: yeni türetilmiş kelime.
    anw.: anwala: argo.
    bot.: Bitkilerle ilgili
    cx.: coxo: isim
    dnot.: didinotkvame: atasözü (MSKVANOZİTA)
    dut.: dutxe: dutxe Lazcası.
    geg.: megreluri: megrelya/megrelce.
    gln.: galeni: yabancı kökenli sözcük.
    gyu.: gyulva: batı
    kay.: kaynak.
    kor.: korturi: gürcüce.
    lat.: latinuri: latince.
    lô.: Lazuri Ôaramitepe.
    mçm.: meoçama: beddua.
    not.: notkvame: deyim.
    noz.: noziûa: yaygınlığı olan kalıplaşmış söz.
    ocr.: ocera: halk inancı.
    ogr.: ogoru: küfür, sövgü.
    ox.: oxvamu: dua
    sf.: sıfat
    vi.: vija: çamlıhemşin.
    xi.: xinapa: fiil, eylem
    yul.: Yulva: doğu
    zo.: Zooloji: Hayvanlarla ilgili
    éad.: 3adit: bakınız, kontrol ediniz.

     
       

       

     
    Copyright © 2002-2017 Lazuri.Com | Telif Hakları saklıdır.