
- ôa 1.
ki bağlacı. < mo
ôa,
himuti moxûuüo:
niye ki, oda gelseydi.
2. ya. < moxûuüo
ôa,
mo mulu vuwvii!
gelseydi ya, gelme mi dedim! 3. Herhalde (kesinlik
bildirir). < hişo doyaşuüale
iyen da ôa:
öyle yaptıktan sonra herhalde olur.
- ôa
atn.
2. çocuk dilinde öpücük.
< ar
ôa
demiyi:
bana öpücük ver.
- ôaçostorma
bir kayığın baş ve kıçında yeralan ana ağaç.
- ôaxoma
atn.
kronik çıban ya da müzmin yara. < pupuli
ôaxoma
dvayu: çıbanı müzminleşti.
- ôali
vi. çocuk dilinde peynir.
- ôaxôaxi
atn.
bazı şeylerin fazlaya kaçmış hali. < mcumuşi
ôaxôaxi.
çok tuzlu.
- ôalaüareri
atn.,
xvewineri
vi.
1. yalvarmış.
2. Yalvararak, yalvara yalvara. ôalaüareri
voxinapi. yalvararak yaptırdım.
- ôalamina
arş., mec. çok küçük.
- ôaliüari
atn.,
ağnemordale
delikanlı. <<ôaliüari
üoçi:
delikanlı adam.
-
ağnemordale
delikanlı. <si ağnemordale re:
sen delikanlısın. 3ad.
ôaliüari
- ôalozi
arş.,
môalu
atn.,
masari
ark.
kazık. < môalu
kodo3onu. kazığı dikti.
- ôaôu
atn., ôaôuli
vi.
dede, büyükbaba. <ôaôupe
şüuni
ğururan: dedelerimiz ölüyor.
- ôaôu
atn., vi., ôamôu
arş.
1. ahşaptan yapılmış anahtar, kilit. mezra evlerinde,
serenderde ya da değirmen kapılarında kullanılır.
2. eski Laz evlerinde gömme dolap kapaklarını açıp kapamaya
yarayan odun parçası. 3. su değirmeninde oluğun sonunda
bulunan küçük delik (atn.
sôina ).
- ôamôu
erkek çekirge kuşunun yaşlısı. Yaşlılıktan dolayı
arka tarafı, göğsü ve kanatları gri, kuyruğu ve başı beyazdır.
Oynak olmamasından dolayı atmaca avlamada kullanılamaz.
- ôanda
atn.vi,
mwea
atn.,
ôanûa,
iyya
xp.
her zaman, daima, sık sık. <ôanda
haşo ôare.
hep böyle yapacağım.
- ôandaneri
atn.
1. her zamanki. <ôandaneri
dulya, mot gapxasinu?. her zamanki iş, niye şaşırdın?
2. ödünç olmayan, sürekli.
- ôandiloma
atn.
ahırlarda tahta taban döşemesi.
- ôaôseri
atn.,
maûui
arş.,
lamseri
ark. susmuş, sakinleşmiş. <ôapseri
bere xolo dobgarinu: susmuş çocuğu yine ağlattı.
- ôaôa
ark.
1. mısır unundan yapılan bir yemek. mısır unu hamuru
kumar ağacı yaprağı üzerine konarak köz üzerinde birkaç dakika
pişirilir. buna “ôaôa”
denir. 2.
arş.
çocuk dilinde ekmek. 3ad.
ôaôai.
- ôaôa
atn.
2. grup halinde biten çok sayıda bitki kümesi.
< lobya
ôaôa.
fasülye kümesi.
- ôiôa
pipo.
Haya mu noren?/ôiôa.
/mik gixenu? / ma ôi
ôa:
bu nedir? /pipo. /kim yaptı?/ben yaptım ki.
- ôaôaxeli,
ôaôaxami
vi.,
3xaôala
xp. tatlı suda yaşayan, hamsi büyüklüğünde bir balık
türü.
- ôaôaxi
kalpak.
- ôaôai
atn.
Mayasız, pide şeklindeki ekmek. 3ad.
ôaôa.
- ôaôazulya
atn.,
ôinöüu,
wiwinateri
xp.,
maôazule
vi.
ateş böceği.
- ôaôi
atn.,
angi ark. kap, çanak. < ar
ôaôis
dolopsamu (not.): aynı kaba işiyorlar.
- ôaôi
meg.
papaz.
- ôaôuşamdani
kilise'de yakılan mum, şamdan.
- ôaôuwa
atn.,
babuwa
ablak suratlı.
- ôaraüamindi
atn.
otantik Laz evlerinde oturma, konuşma, sohbet yeri
olarak işlev gören, açık ateşin yakıldığı ve aynı zamanda mutfak
olarak da kullanılan bölüm.
- ôaramiti
ark.,
meseli atn. masal, efsane. < Lazuri
ôaramitepe.
Laz masalları.
- ôaraske
ark.,
doloni hafta. < moxûasere
ôarasües:
gelecek hafta.
- ôarasüe
atn.,
ôaraske
ark.,
obişxa
meg.
cuma günü.
- ôasali
atn.
ceset. <ôasali
sûeri
kogamidu. ceset gibi yere uzandı.
<
goynôasalu:
yere serildi.
- ôaûayla
arş.,
ôeroma,
feluüa
kayık, sal.
- ôaûeri
atn.
1. dağıtılmış, saçılmış. < livadis
puşüundi
ôateri
giğurani?
bahçeye hayvan gübresi serpilmiş durumda mı? 2.
dağıtarak.
- ôaûi
ark., ôiaûi,
biaûi,
ôeaûi
arş.,
xavi
atn.,
xai vi. (<ar. hain.) kötü, fena. < oropa
ôati mutxan, mitis ti mot anöaras:
aşk kötü bir şeydir, kimseye yazılmasın.
- ôaûi
guroni
ark.
kötü yürekli.
- ôaûila
atn.,
alima, alema ark. içyağı.
<ôaûila
uüatuşi lu
nostoneri var iyen: içyağı katılmamış lahalanın tadı
olmuyor.
- ôaûimari
xp.
bölük pörçük, paramparça.
- ôaûiwoneri
ark.
yüreği incinmiş.
- ôaûoüşa,
ôaüşi
odundan yapılmış tokaç. < nuüu
ôaûoüşa:
tokaç gibi çenesi olan.
- ôaûulya,
ôaûuli
atn. beyaz tanecik, kar tanesi. <ôaûulya
sûeri:
kar tanesi gibi bembeyaz. < mturi
ôaûuli.
kar tanesi.
- ôa3eili
atn.,
ôa3aili
arş.
kendinden geçmiş, baygın.
<ôa3eili
kogamidu . baygın yere serildi.
- ôawüali
atn.
karayemişe benzer bir bitkinin sert yaprağı.
- ôea
arş.,
<ôia
atn. acaba. <ôea
heşo oni? acaba öyle midir?
- ôeci,
môeci
katı, sık, kalın. < nçayi
ôeci
dupinit.
çayı sık olarak serin.
ôeci porça. kalın gömlek.
- ôeöe,
öeöe
mec.
çenesi düşük, çok konuşan.
- ôeriüeri
vi.
yorgun, yorgunluktan halsız, mecalsız, kuvvetsiz kalmış, bitkin
düşmüş. <ôeriüeri
kodopskidi: mecalsiz kaldım.
- ôeôe
atn.
çocuk dilinde bok.
- ôeôeri
xp.,
ôiôeri
atn. biber. <ôiôeri
sûeri:
biber gibi.
- ôeôewula
atn.
vıcık vıcık. < urâenepe
ôeôewula
diyu. üzümler vıcık vıcık oldu.
- ôeroma,
ôaûalya
arş.,
feluüa
kayık, tekne. <ôeromas
kocemoxunes: beni kayığa bindirdiler.
- ôeroma ğali
fırtına deresi.
- ôeûeleri
1.
ark.
meleyerek. <ôeûeleri
ôeteleri imûu.
meleye meleye kaçtı.
2.
atn. kötü kötü bağırarak.
- ôeûu
atn.
basık, çökük. < mundi
ôeûu:
kıçındaki pantolonu çökük olan, endamı geniş pantolon
giymiş olan.
- ôewi
dazlak, üzerinde saç bulunmayan. < dudi
ôewi.
başı açılmış, dazlak.
- ôia
atn.,
<ôea
vi. acaba. <ôia
muya iyu? acaba ne oldu?
- ôici
atn.,
nuüu
vi.
ağız. < ombri bâiras
ôici mawaen:
eriği görünce ağzım sulanıyor. ôici
gamuxombu: ağzı kurudu. < zuğa
ôici.
denizin ağzı, sahil.
- ôici
ark.,
xayari atn. yüz, çehre. <ôici
dibonu: yüzünü yıkadı.
- ôici briweri
atn., not.
1. laf tutamayan, sır tutamayan.
2. olur olmaz konuşan.
- ôici gamolva
vi.
ağızda kötü bir tad oluşmak.
<ôici
gamamolu, a uşkuri komomçi: ağzımda kötü bir tad var,
bana bir elma ver.
- ôici geüideri
ark. somurtkan, asık suratlı. <ôici
geüideri
bere: somurtkan çocuk.
- ôici meçamu
ark., not. yüz vermek, soğuk davranmamak.
ôici var
meçams: yüz vermiyor, soğuk davranıyor.
- ôici metferi
ark., not. ağzı sıkı, laf kaçırmayan, sır saklayan, ketum.
- ôici oüoğramu
atn., anw.,
not. konuşmayı ya da gürültüyü kesmek, susmak, ağzını
kapamak.
- ôici owüu
ark., not. sürekli ağzını açıp kapamak, can çekişmek
(balıklar için). <ôici
wüums:
can çekişiyor.
- ôicile
ark.
ağızla, oral yoldan.
ôicile var atku:
ağzını açıp söyleyemedi, ifade edemedi.
- ôicina
ûaponi
atn.
pazar'ın Aranaşi köyünde bir yer adı. bu yer şekil
itibarı ile ağız çukuruna benzediğinden ve tenhalığından dolayı
bu isim verilmiş olmalıdır.
- ôicis meşüawelimu
atn.
1. ağzının içine bakmak. 2.
Not. başkasının sözü ile hareket etmek, başkasından onay
beklemek. üaûa
na asere dulyas ma
ôicis meşüemiwes:
her yapacağı işte benim ağzıma bakıyor/ benim onayımı
bekliyor.
- ôiçveroba
ark.,
opiçvera
atn.
1. Oruç. 2. oruçlu olma hali.
- ôiöüoba
(<ôici
korba) vi. yüzü koyun, yüz üstü, tersine. <öuüi
ôiöüoba
kododu: kazanı yüzüstü/ters koydu.
- ôifoli
atn.
tavuğun yumurtladığı yerde sürekli bulunan yumurta,
fol. 3ad. üifoli.
- ôijvi
meg.
ciğer.
- ôileri
atn.,
ilei vi., qvileri
xp.
vurulmuş, öldürülmüş. <ôileri
layöI:
vurulmuş köpek.
- ôilili
kaval.
ôilili gelaçams:
kaval çalıyor.
- ôindora
atn.
ulaşılması güç soyut bir yükseklik, yüksek bir yer/mekan.
<ôindoras
celaxes, miti var elin3alams:
yükseklerde oturuyor, kimseyi kendine denk bulmuyor.
-
elan3alu
atn.
1. Bir tarafını/kenarını kesip. 2. Not. Kendini üstün
görmek, kimseyi kendine denk bulmamak.
< timuşi a mutxa dvawonen,
miti var elin3alams: kendini birşey sanıyor, kimseyi
kendine denk bulmuyor.
- atxe
arş. gelecek, âti. < Atxe oxori
mayasen: gelecekte evim olacak. < atxes mu
iyasen var mişüun:
gelecekte ne olacak bilmiyorum.
- ôinori
atn.,
üuli
xinci
arş.
iskemlenin ayaklarına geçirilen ince destek çubuğu, köprü.
<üuli
ôinori.
iskemleyi bütün olarak tutan köprü.
- ôinûa
atn. Lazlarda bir kabile adı.
- ôinûola
ark.
parça, lime. <wineüi
ôinûola
ôinûola
doüvatu:
çorabı lime lime doğradı.
- ôiôi
mestvalu,
ôiôi
memöüvinu
ark.,
wiôa
menövalu
atn., not. açılıktan takatı kesilmek. ôiôi
memisûu:
açlıktan takatım kesildi.
- ôiôidi
henüz bitki ile beslenmemiş buzağının işkembesi.
- ôiôila
1. çekirdek. < oşüuri
ôiôila.
elma çekirdeği. 2. mec. mermi, fişek.
<ôiôila
demiçodu. mermim bitti.
- ôiôiûi
wüari,
üvali
wüari
vi.,
tani
ark.
peynir suyu.
- ôiôizoni,
ozoni atn. karakabak ve soğanın bir arada
ezilmesi ve içyağı katılması ile yapılan bir tür yemek.
- ôişi
atn.
1. bir iğ’e sarılmış iplik (bir iğlik iplik).
2.
mec. parmak tutamı.
- ôişindğa
atn.
dünden bir önceki gün. <ôişindğa
limci mo va moxûi:
dünden bir önceki akşam niye gelmedin.
- ôişindğa limci
atn.
dünden bir önceki akşam.
- ôişindğapes
atn.,
ûoüseri
ark.,
woüseri
vi.
geçtiğimiz günlerde, geçenlerde. <ôişindğapes
hik vorûi:
geçenlerde ordaydım.
- ôişiwana
atn.
geçen yıldan bir önceki yıl.
< gowo
var ôişiwana:
geçen yıl değil önceki yıl.
- ôiûa
Mayasız ekmek, mayası gelmeden pişirilmiş ekmek. <ôiûa
gyari/cari: basık ekmek, mayaya gelmemiş ekmek,
mayasız ekmek.
- ôiûana
xp.,
loya lobya
atn.,
paxla ark. soya fasülyesi, bakla.
- ôiûili,
ôiûi
çocuk dilinde koyun, keçi ve inek gibi hayvanlarin yavrusu.
- ôiûoleri
atn., ôinûoleri
ark. birçok parçaya ayrılmış, paramparça, parçalanmış
(odun vs. için).
ôiûoleri
dişüape piliûa
üaôulas
komoüosvaru:
parçalanmış odunları sobanın arkasına dizdi.
- ôiziloni
pazar ilçesinin yanından denize dökülen “pozoni” deresine
eklenen, noxlamsu köyünde bir ırmak adı.
- ôlaöi
atn.,
ôlaüi
xp. 1. Geniş bir yüzeye yayılmış kayalık alan,
kayalık. <ôlaöi
oruba: kayalık deresi. 2. fasülye salkımı
(lobya <ôlaöi).
- ôlaxa 1.
geniş ayakkabılarla yürürken çıkan
ôlax
sesi. <ôlaxa
ôlaxa
gulun: ôlaxa
ôlaxa
geziyor. 2. Arkası kırılmış ya da yatırılmış ayakkabı:<ôlaxa
modvalu.
- ôlaneri
atn.,
laüeri
xp.
1. avutulmuş.
<ôlaneri
bere: avutulmuş çocuk. 2. Nadir bulunan.
<ôlaneri
bere oren: nadir bulunur bir çocuktur.
- ôlaûozi
karagöz balığı.
- ôoca
atn.,
<ôorgya
vi.,
ôorca,
ôodia
xp.
kucak. < bere
ôocas kogolixunu:
çocuğu kucağına aldı/oturttu.
- ôoli,
môoli
istanbul.
- ôolida
atn.
karayemişin bir türü (istanbul karayemişi). <ôolida
mwu:
- ôoôo
atn.
yığın (bok vb. için). < layöik
a ôoôo
kodozgu: köpek bir yığın sıçtı.
- ôorizeni
pazar’da bir yer adı.
- ôorôodi
ince kabuklu çıban.
- ôorûa
atn.
içe ve dışa doğru açılan kısa kapı (ingilizce. swing door.) 'üowo'
öntakısı ile birlikte kullanılır. <üowoôorûa.
kısa kapı.
- ôosvari
ark., punwüuli
xp. katık.
- ôoûe
atn.
1. Asla, hiçbir zaman. <ôoûe
mot mixaôa!
Banimle asla konuşma! <ôoûe
vati mefûa:
hiçbir zaman gelmeyeceğim.
2.
Ark. Geçmiş, mâzi, ezel. <ôoûes
na miwvi dorûun
notkvamepe skani hawi
var kşuns: bana mâzide söylediklerin şimdi hatırında
değil. 3. Fi tarihinde. < a
ôoûes
na miwvipe
var gomoöondru:
fi tarihinde bana söylediklerini unutmadım.
- ôoûeri
atn.
bulanmış. <öoöoxiş
ôoûeri
geci: çamura bulanmış domuz.
- ôoûeûuri
atn.,
ôoûeneri
vi.
1. ezeli, çok eski olan, geçmişi çok eskiye dayanan, eskiden var
olan, yıllanmış olan, fi tarihindeki. <ôoûeûuri
dulyape komoşüiğu:
ezeli işleri ortaya döktü. 2. Müzmin, kronik,
süreğen. <ôoûeneri
uçilu üoçi:
müzmin bekâr.
- ôrasüiya
xp., ôrosüa
atn.,
ôrasüa
vi.
pırasa bitkisi.
- ôri
arş.,
ôi
atn. (<lat. pre.) önce, öncesi, -den önce. <ôri
yemas: öğleden önce. <ôri
moxûuşe ma
mendafûi.
o gelmeden önce ben gittim.
- ôriüe
atn.
, üolo
acı. <ôriüe
şuüa.
acı salatalık.
- ôroğoni
vi.,
oge bere atn. üvey evlat.
- ôro3eri
ark.,
por3eri atn. soyulmuş (meyve ve sebzeler
için).
- ôruzi
ark., môuri
atn. at sineği.
- ôuxneri
atn. aşırı derecede yanmış. <ôuxneri
cari: aşırı derecede yanmış ekmek.
- ôuli
atn.
öuöu
çocuk dilinde tavuk.
- ôuliwa,
ôulina
atn.,
wiôili,
öuöuli
ark.
civciv.
- ôuluri,
ûriôi
atn. anüs, makat.
- ôunci
atn.,
üunçuli
arş. grup, küme, öbek. < a
ôunci
bere:
bir grup çocuk. <ôunci
ôunci.
öbek öbek.
- ôurmoli
xp.,
üurmoli
vi.
florya kuşu.
- ôuûu,
ûuûu
çocuk dilinde dişilik organı.
- ôuûuci
atn.,
buûuji
arş.,
buûüuci
ark. bal arısı.
<ôuûuci
mem3xvala: arı sokması.
- ôuûuci
nana
atn.,
buûüuci nana
vi. kraliçe arı, ana arı.
- ôuûula
atn.,
üuüuûi
vi.
çolak.
- ôuwa
atn.
ablak suratlı. <ôuwa
bozomota. ablak suratlı kız.
- pxa
vi.,
mxa
atn.
1. kılçık.
< kapçaşi pxa. hamsi kılçığı. <wiwila
pxa. yılan kılçığı.
2.
atn., mec. keskin, sert, aşırı titiz. < mxa
sûeri
üoçi:
kılçık gibi adam, sert, titiz adam.
- pxe
Lazca’da kadınların soy takısı. …‘ın kızı.
< muruûi_pxe:
muruûi’nin
kızı, muruûiler’den.
- ôoûiüa,
ôoûliüa,
ôoûiüa
xp.,
boûriüa
atn. şişe.
- ôlaûana
vi.
akçaabatta bir liman adı.
- ôlaüidi
vi.
“öuröava”
deresi üzerinde bir göl adı.
ôlaüidi
ûoba.
- pxuci
xp.,
mxuci omuz. Pxuciş
wüunaten var dadginen:
omuz ağrısından yerinde duramıyor.
DİDİ LAZURİ NENAPUNA |
|
Lazcanın Yazıya Geçirilmesinde Tarihsel Bir adım!...
Bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı Lazca sözlük
Didi Lazuri Nenapuna, 17 yıl süren detaylı bir alan araştırması ve kaynak taraması sonucu vücuda getirilmiş, Lazcanın bütün diyalektlerini karşılaştırmalı olarak ele alan, Lazca üzerine yapılmış en uzun süreli çalışma olması itibariyle alanında tek!...
25 Bin Lazca kelime
Binlerce deyim ve atasözü
Detaylı olarak incelenmiş fiil biçimleri
Türkçe ve Latince karşılıklarıyla bitki ve hayvan adları
Her kelime için çok sayıda Lazca örnek ve açıklama
1160 sayfa / Büyük boy / Sert kapak
Seri/Sıra No.: Chiviyazıları: 244/Mjora:45
ISBN: 978-975-9187-40-8 Adres: Mühürdarbağı sk. 8/1 Kadıköy İst.
Tel.: 0 216 414 91 13/fax: 0 216 414 97 93
E-Posta: bilgi@chiviyazilari.com
|
[Yazar: İsmail Bucaklişi, Hasan Uzunhasanoğlu, İrfan Aleksiva] [ Dil: Lazca / Türkçe]| |
|
|
|
|
|