Bere oxorişi şana on.
Çocuk evin neşesidir.


Lazuri genelinde şuan 12 kişi online.
 
FORUM Eski Defter MOVIE FLASH KLIPLER Lazca Dil Kursu P' - Lazuri Nenapuna / Lazuri.Com



ÇEVİRİ
Türkçe'den Lazca'ya


Lazca Kurs
Lazuri Doviguram

Download / Yükle
Türkce Lazca Sözlük Programı Lazuri Font - Lazca yazı karakterleri
 

  Uyari: Bu sayfada Lazca sözcükler için "Alboni Font"(yazı karakteri) kullanılmıştır. "Windows \ Fonts" dizininde Alboni Font olmayanlar karakterleri yanlış görecektir. Bunun olmaması için Windows\Fonts dizinine [Alboni Font'u buradan yükleyebilirsiniz]. Ayrıntılı bilgi için Lazuri Font ya da LazuriPC sayfamızı okuyunuz.

 



(sözcükler yayınlanan ilk sözlüktendir)

Nenapuna/Sözlük info:
İsmail Bucaklişi: bucakli@hotmail.com
İrfan Aleksiva: aleksivatlk@hotmail.com

  • ôa 1. ki bağlacı. < mo ôa, himuti moxûuüo: niye ki, oda gelseydi. 2. ya. < moxûuüo ôa, mo mulu vuwvii! gelseydi ya, gelme mi dedim! 3. Herhalde (kesinlik bildirir). < hişo doyaşuüale iyen da ôa: öyle yaptıktan sonra herhalde olur.
  • ôa atn. 2. çocuk dilinde öpücük. < ar ôa demiyi: bana öpücük ver.
  • ôaçostorma bir kayığın baş ve kıçında yeralan ana ağaç.
  • ôaxoma atn. kronik çıban ya da müzmin yara. < pupuli ôaxoma dvayu: çıbanı müzminleşti.
  • ôali vi. çocuk dilinde peynir.
  • ôaxôaxi atn. bazı şeylerin fazlaya kaçmış hali. < mcumuşi ôaxôaxi. çok tuzlu.
  • ôalaüareri atn., xvewineri vi. 1. yalvarmış. 2. Yalvararak, yalvara yalvara. ôalaüareri voxinapi. yalvararak yaptırdım.
  • ôalamina arş., mec. çok küçük.
  • ôaliüari atn., ağnemordale delikanlı. <<ôaliüari üoçi: delikanlı adam.
  • ağnemordale delikanlı. <si ağnemordale re: sen delikanlısın. 3ad. ôaliüari
  • ôalozi arş., môalu atn., masari ark. kazık. < môalu kodo3onu. kazığı dikti.
  • ôaôu atn., ôaôuli vi. dede, büyükbaba. <ôaôupe şüuni ğururan: dedelerimiz ölüyor.
  • ôaôu atn., vi., ôamôu arş. 1. ahşaptan yapılmış anahtar, kilit. mezra evlerinde, serenderde ya da değirmen kapılarında kullanılır. 2. eski Laz evlerinde gömme dolap kapaklarını açıp kapamaya yarayan odun parçası. 3. su değirmeninde oluğun sonunda bulunan küçük delik (atn. sôina ).
  • ôamôu erkek çekirge kuşunun yaşlısı. Yaşlılıktan dolayı arka tarafı, göğsü ve kanatları gri, kuyruğu ve başı beyazdır. Oynak olmamasından dolayı atmaca avlamada kullanılamaz.
  • ôanda atn.vi, mwea atn., ôanûa, iyya xp. her zaman, daima, sık sık. <ôanda haşo ôare. hep böyle yapacağım.
  • ôandaneri atn. 1. her zamanki. <ôandaneri dulya, mot gapxasinu?. her zamanki iş, niye şaşırdın? 2. ödünç olmayan, sürekli.
  • ôandiloma atn. ahırlarda tahta taban döşemesi.
  • ôaôseri atn., maûui arş., lamseri ark. susmuş, sakinleşmiş. <ôapseri bere xolo dobgarinu: susmuş çocuğu yine ağlattı.
  • ôaôa ark. 1. mısır unundan yapılan bir yemek. mısır unu hamuru kumar ağacı yaprağı üzerine konarak köz üzerinde birkaç dakika pişirilir. buna “ôaôa” denir. 2. arş. çocuk dilinde ekmek. 3ad. ôaôai.
  • ôaôa atn. 2. grup halinde biten çok sayıda bitki kümesi. < lobya ôaôa. fasülye kümesi.
  • ôiôa pipo. Haya mu noren?/ôiôa. /mik gixenu? / ma ôi ôa: bu nedir? /pipo. /kim yaptı?/ben yaptım ki.
  • ôaôaxeli, ôaôaxami vi., 3xaôala xp. tatlı suda yaşayan, hamsi büyüklüğünde bir balık türü.
  • ôaôaxi kalpak.
  • ôaôai atn. Mayasız, pide şeklindeki ekmek. 3ad. ôaôa.
  • ôaôazulya atn., ôinöüu, wiwinateri xp., maôazule vi. ateş böceği.
  • ôaôi atn., angi ark. kap, çanak. < ar ôaôis dolopsamu (not.): aynı kaba işiyorlar.
  • ôaôi meg. papaz.
  • ôaôuşamdani kilise'de yakılan mum, şamdan.
  • ôaôuwa atn., babuwa ablak suratlı.
  • ôaraüamindi atn. otantik Laz evlerinde oturma, konuşma, sohbet yeri olarak işlev gören, açık ateşin yakıldığı ve aynı zamanda mutfak olarak da kullanılan bölüm.
  • ôaramiti ark., meseli atn. masal, efsane. < Lazuri ôaramitepe. Laz masalları.
  • ôaraske ark., doloni hafta. < moxûasere ôarasües: gelecek hafta.
  • ôarasüe atn., ôaraske ark., obişxa meg. cuma günü.
  • ôasali atn. ceset. <ôasali sûeri kogamidu. ceset gibi yere uzandı. < goynôasalu: yere serildi.
  • ôaûayla arş., ôeroma, feluüa kayık, sal.
  • ôaûeri atn. 1. dağıtılmış, saçılmış. < livadis puşüundi ôateri giğurani? bahçeye hayvan gübresi serpilmiş durumda mı? 2. dağıtarak.
  • ôaûi ark., ôiaûi, biaûi, ôeaûi arş., xavi atn., xai vi. (<ar. hain.) kötü, fena. < oropa ôati mutxan, mitis ti mot anöaras: aşk kötü bir şeydir, kimseye yazılmasın.
  • ôaûi guroni ark. kötü yürekli.
  • ôaûila atn., alima, alema ark. içyağı. <ôaûila uüatuşi lu nostoneri var iyen: içyağı katılmamış lahalanın tadı olmuyor.
  • ôaûimari xp. bölük pörçük, paramparça.
  • ôaûiwoneri ark. yüreği incinmiş.
  • ôaûoüşa, ôaüşi odundan yapılmış tokaç. < nuüu ôaûoüşa: tokaç gibi çenesi olan.
  • ôaûulya, ôaûuli atn. beyaz tanecik, kar tanesi. <ôaûulya sûeri: kar tanesi gibi bembeyaz. < mturi ôaûuli. kar tanesi.
  • ôa3eili atn., ôa3aili arş. kendinden geçmiş, baygın. <ôa3eili kogamidu . baygın yere serildi.
  • ôaali atn. karayemişe benzer bir bitkinin sert yaprağı.
  • ôea arş., <ôia atn. acaba. <ôea heşo oni? acaba öyle midir?
  • ôeci, môeci katı, sık, kalın. < nçayi ôeci dupinit. çayı sık olarak serin. ôeci porça. kalın gömlek.
  • ôeöe, öeöe mec. çenesi düşük, çok konuşan.
  • ôeriüeri vi. yorgun, yorgunluktan halsız, mecalsız, kuvvetsiz kalmış, bitkin düşmüş. <ôeriüeri kodopskidi: mecalsiz kaldım.
  • ôeôe atn. çocuk dilinde bok.
  • ôeôeri xp., ôiôeri atn. biber. <ôiôeri sûeri: biber gibi.
  • ôeôewula atn. vıcık vıcık. < urâenepe ôeôewula diyu. üzümler vıcık vıcık oldu.
  • ôeroma, ôaûalya arş., feluüa kayık, tekne. <ôeromas kocemoxunes: beni kayığa bindirdiler.
  • ôeroma ğali fırtına deresi.
  • ôeûeleri 1. ark. meleyerek. <ôeûeleri ôeteleri imûu. meleye meleye kaçtı. 2. atn. kötü kötü bağırarak.
  • ôeûu atn. basık, çökük. < mundi ôeûu: kıçındaki pantolonu çökük olan, endamı geniş pantolon giymiş olan.
  • ôewi dazlak, üzerinde saç bulunmayan. < dudi ôewi. başı açılmış, dazlak.
  • ôia atn., <ôea vi. acaba. <ôia muya iyu? acaba ne oldu?
  • ôici atn., nuüu vi. ağız. < ombri bâiras ôici mawaen: eriği görünce ağzım sulanıyor. ôici gamuxombu: ağzı kurudu. < zuğa ôici. denizin ağzı, sahil.
  • ôici ark., xayari atn. yüz, çehre. <ôici dibonu: yüzünü yıkadı.
  • ôici briweri atn., not. 1. laf tutamayan, sır tutamayan. 2. olur olmaz konuşan.
  • ôici gamolva vi. ağızda kötü bir tad oluşmak. <ôici gamamolu, a uşkuri komomçi: ağzımda kötü bir tad var, bana bir elma ver.
  • ôici geüideri ark. somurtkan, asık suratlı. <ôici geüideri bere: somurtkan çocuk.
  • ôici meçamu ark., not. yüz vermek, soğuk davranmamak. ôici var meçams: yüz vermiyor, soğuk davranıyor.
  • ôici metferi ark., not. ağzı sıkı, laf kaçırmayan, sır saklayan, ketum.
  • ôici oüoğramu atn., anw., not. konuşmayı ya da gürültüyü kesmek, susmak, ağzını kapamak.
  • ôici ou ark., not. sürekli ağzını açıp kapamak, can çekişmek (balıklar için). <ôici ums: can çekişiyor.
  • ôicile ark. ağızla, oral yoldan. ôicile var atku: ağzını açıp söyleyemedi, ifade edemedi.
  • ôicina ûaponi atn. pazar'ın Aranaşi köyünde bir yer adı. bu yer şekil itibarı ile ağız çukuruna benzediğinden ve tenhalığından dolayı bu isim verilmiş olmalıdır.
  • ôicis meşüawelimu atn. 1. ağzının içine bakmak. 2. Not. başkasının sözü ile hareket etmek, başkasından onay beklemek. üaûa na asere dulyas ma ôicis meşüemiwes: her yapacağı işte benim ağzıma bakıyor/ benim onayımı bekliyor.
  • ôiçveroba ark., opiçvera atn. 1. Oruç. 2. oruçlu olma hali.
  • ôiöüoba (<ôici korba) vi. yüzü koyun, yüz üstü, tersine. <öuüi ôiöüoba kododu: kazanı yüzüstü/ters koydu.
  • ôifoli atn. tavuğun yumurtladığı yerde sürekli bulunan yumurta, fol. 3ad. üifoli. 
  • ôijvi meg. ciğer.
  • ôileri atn., ilei vi., qvileri xp. vurulmuş, öldürülmüş. <ôileri layöI: vurulmuş köpek.
  • ôilili kaval. ôilili gelaçams: kaval çalıyor.
  • ôindora atn. ulaşılması güç soyut bir yükseklik, yüksek bir yer/mekan. <ôindoras celaxes, miti var elin3alams: yükseklerde oturuyor, kimseyi kendine denk bulmuyor.
  • elan3alu atn. 1. Bir tarafını/kenarını kesip. 2. Not. Kendini üstün görmek, kimseyi kendine denk bulmamak. < timuşi a mutxa dvawonen, miti var elin3alams: kendini birşey sanıyor, kimseyi kendine denk bulmuyor.
  • atxe arş. gelecek, âti. < Atxe oxori mayasen: gelecekte evim olacak. < atxes mu iyasen var mişüun: gelecekte ne olacak bilmiyorum.
  • ôinori atn., üuli xinci arş. iskemlenin ayaklarına geçirilen ince destek çubuğu, köprü. <üuli ôinori. iskemleyi bütün olarak tutan köprü.
  • ôinûa atn. Lazlarda bir kabile adı.
  • ôinûola ark. parça, lime. <wineüi ôinûola ôinûola doüvatu: çorabı lime lime doğradı.
  • ôiôi mestvalu, ôiôi memöüvinu ark., wiôa menövalu atn., not. açılıktan takatı kesilmek. ôiôi memisûu: açlıktan takatım kesildi.
  • ôiôidi henüz bitki ile beslenmemiş buzağının işkembesi.
  • ôiôila 1. çekirdek. < üuri ôiôila. elma çekirdeği. 2. mec. mermi, fişek. <ôiôila demiçodu. mermim bitti.
  • ôiôiûi ari, üvali ari vi., tani ark. peynir suyu.
  • ôiôizoni, ozoni atn. karakabak ve soğanın bir arada ezilmesi ve içyağı katılması ile yapılan bir tür yemek.
  • ôişi atn. 1. bir iğ’e sarılmış iplik (bir iğlik iplik). 2. mec. parmak tutamı.
  • ôişindğa atn. dünden bir önceki gün. <ôişindğa limci mo va moxûi: dünden bir önceki akşam niye gelmedin.
  • ôişindğa limci atn. dünden bir önceki akşam.
  • ôişindğapes atn., ûoüseri ark., woüseri vi. geçtiğimiz günlerde, geçenlerde. <ôişindğapes hik vorûi: geçenlerde ordaydım.
  • ôişiwana atn. geçen yıldan bir önceki yıl. < gowo var ôişiwana: geçen yıl değil önceki yıl.
  • ôiûa Mayasız ekmek, mayası gelmeden pişirilmiş ekmek. <ôiûa gyari/cari: basık ekmek, mayaya gelmemiş ekmek, mayasız ekmek.
  • ôiûana xp., loya lobya atn., paxla ark. soya fasülyesi, bakla.
  • ôiûili, ôiûi çocuk dilinde koyun, keçi ve inek gibi hayvanlarin yavrusu.
  • ôiûoleri atn., ôinûoleri ark. birçok parçaya ayrılmış, paramparça, parçalanmış (odun vs. için). ôiûoleri dişüape piliûa üaôulas komoüosvaru: parçalanmış odunları sobanın arkasına dizdi.
  • ôiziloni pazar ilçesinin yanından denize dökülen “pozoni” deresine eklenen, noxlamsu köyünde bir ırmak adı.
  • ôlaöi atn., ôlaüi xp. 1. Geniş bir yüzeye yayılmış kayalık alan, kayalık. <ôlaöi oruba: kayalık deresi. 2. fasülye salkımı (lobya <ôlaöi).
  • ôlaxa 1. geniş ayakkabılarla yürürken çıkan ôlax sesi. <ôlaxa ôlaxa gulun: ôlaxa ôlaxa geziyor. 2. Arkası kırılmış ya da yatırılmış ayakkabı:<ôlaxa modvalu.
  • ôlaneri atn., laüeri xp. 1. avutulmuş. <ôlaneri bere: avutulmuş çocuk. 2. Nadir bulunan. <ôlaneri bere oren: nadir bulunur bir çocuktur.
  • ôlaûozi karagöz balığı.
  • ôoca atn., <ôorgya vi., ôorca, ôodia xp. kucak. < bere ôocas kogolixunu: çocuğu kucağına aldı/oturttu.
  • ôoli, môoli istanbul.
  • ôolida atn. karayemişin bir türü (istanbul karayemişi). <ôolida mwu:
  • ôoôo atn. yığın (bok vb. için). < layöik a ôoôo kodozgu: köpek bir yığın sıçtı.
  • ôorizeni pazar’da bir yer adı.
  • ôorôodi ince kabuklu çıban.
  • ôorûa atn. içe ve dışa doğru açılan kısa kapı (ingilizce. swing door.) 'üowo' öntakısı ile birlikte kullanılır. <üowoôorûa. kısa kapı.
  • ôosvari ark., punuli xp. katık.
  • ôoûe atn. 1. Asla, hiçbir zaman. <ôoûe mot mixaôa! Banimle asla konuşma! <ôoûe vati mefûa: hiçbir zaman gelmeyeceğim. 2. Ark. Geçmiş, mâzi, ezel. <ôoûes na miwvi dorûun notkvamepe skani hawi var kşuns: bana mâzide söylediklerin şimdi hatırında değil. 3. Fi tarihinde. < a ôoûes na miwvipe var gomoöondru: fi tarihinde bana söylediklerini unutmadım.
  • ôoûeri atn. bulanmış. <öoöoxiş ôoûeri geci: çamura bulanmış domuz.
  • ôoûeûuri atn., ôoûeneri vi. 1. ezeli, çok eski olan, geçmişi çok eskiye dayanan, eskiden var olan, yıllanmış olan, fi tarihindeki. <ôoûeûuri dulyape komoşüiğu: ezeli işleri ortaya döktü. 2. Müzmin, kronik, süreğen. <ôoûeneri uçilu üoçi: müzmin bekâr.
  • ôrasüiya xp., ôrosüa atn., ôrasüa vi. pırasa bitkisi.
  • ôri arş., ôi atn. (<lat. pre.) önce, öncesi, -den önce. <ôri yemas: öğleden önce. <ôri moxûuşe ma mendafûi. o gelmeden önce ben gittim.
  • ôriüe atn. , üolo acı. <ôriüe şuüa. acı salatalık.
  • ôroğoni vi., oge bere atn. üvey evlat.
  • ôro3eri ark., por3eri atn. soyulmuş (meyve ve sebzeler için).
  • ôruzi ark., môuri atn. at sineği.
  • ôuxneri atn. aşırı derecede yanmış. <ôuxneri cari: aşırı derecede yanmış ekmek.
  • ôuli atn. öuöu çocuk dilinde tavuk.
  • ôuliwa, ôulina atn., wiôili, öuöuli ark. civciv.
  • ôuluri, ûriôi atn. anüs, makat.
  • ôunci atn., üunçuli arş. grup, küme, öbek. < a ôunci bere: bir grup çocuk. <ôunci ôunci. öbek öbek.
  • ôurmoli xp., üurmoli vi. florya kuşu.
  • ôuûu, ûuûu çocuk dilinde dişilik organı.
  • ôuûuci atn., buûuji arş., buûüuci ark. bal arısı. <ôuûuci mem3xvala: arı sokması.
  • ôuûuci nana atn., buûüuci nana vi. kraliçe arı, ana arı.
  • ôuûula atn., üuüuûi vi. çolak.
  • ôuwa atn. ablak suratlı. <ôuwa bozomota. ablak suratlı kız.
  • pxa vi., mxa atn. 1. kılçık. < kapçaşi pxa. hamsi kılçığı. <wiwila pxa. yılan kılçığı. 2. atn., mec. keskin, sert, aşırı titiz. < mxa sûeri üoçi: kılçık gibi adam, sert, titiz adam.
  • pxe Lazca’da kadınların soy takısı. …‘ın kızı. < muruûi_pxe: muruûi’nin kızı, muruûiler’den.
  • ôoûiüa, ôoûliüa, ôoûiüa xp., boûriüa atn. şişe.
  • ôlaûana vi. akçaabatta bir liman adı.
  • ôlaüidi vi.öuröava” deresi üzerinde bir göl adı. ôlaüidi ûoba.
  • pxuci xp., mxuci omuz. Pxuciş unaten var dadginen: omuz ağrısından yerinde duramıyor.

 



(sözcükler yayınlanan ilk sözlüktendir)

Nenapuna/Sözlük info:
İsmail Bucaklişi: bucakli@hotmail.com
İrfan Aleksiva: aleksivatlk@hotmail.com





DİDİ LAZURİ NENAPUNA

Lazcanın Yazıya Geçirilmesinde Tarihsel Bir adım!...
Bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı Lazca sözlük

Didi Lazuri Nenapuna, 17 yıl süren detaylı bir alan araştırması ve kaynak taraması sonucu vücuda getirilmiş, Lazcanın bütün diyalektlerini karşılaştırmalı olarak ele alan, Lazca üzerine yapılmış en uzun süreli çalışma olması itibariyle alanında tek!...

  • 25 Bin Lazca kelime
  • Binlerce deyim ve atasözü
  • Detaylı olarak incelenmiş fiil biçimleri
  • Türkçe ve Latince karşılıklarıyla bitki ve hayvan adları
  • Her kelime için çok sayıda Lazca örnek ve açıklama
  • 1160 sayfa / Büyük boy / Sert kapak
  • Seri/Sıra No.: Chiviyazıları: 244/Mjora:45
  • ISBN: 978-975-9187-40-8
  • Adres: Mühürdarbağı sk. 8/1 Kadıköy İst.
  • Tel.: 0 216 414 91 13/fax: 0 216 414 97 93
  • E-Posta: bilgi@chiviyazilari.com
  • [Yazar: İsmail Bucaklişi, Hasan Uzunhasanoğlu, İrfan Aleksiva] [ Dil: Lazca / Türkçe]| 


    Droepe/Mevsimler
    Pukrinora - İlkbahar
    Monöinora - Yaz
    Stveli - Sonbahar
    İnuva - Kış
    Tutape / Aylar
    Wanagani - Ocak
    Üundura - Şubat
    Marûi - Mart
    Aôrili - Nisan
    Maisi - Mayıs
    Mbulora - Haziran
    Kéala - Temmuz
    Mariaşina - Ağustos
    Çxalva - Eylül
    Guma - Ekim
    Wilva - Kasım
    Xrisûana - Aralı
    Ndğalepe/Günler
    Tutaçxa - Pazartesi
    İüinaçxa - Salı
    Cumaçxa - Çarşamba
    Çaçxa - Perşembe
    Ôarasüe - Cuma
    Sabaûoni - Cumartesi
    Mjaçxa - Pazar
    Oüoreéxu/Rakam

    1 ar
    2 jur
    3 sum
    4 otxo
    5 xut
    6 aşi
    7 şüit
    8 ovro
    9 nçxoro
    10 vit
    11 viûvar
    12 viûojur
    13 viûosum
    14 viûotxo
    15 viûoxut
    16 viûvaşi
    17 viûüit
    18 viûovro
    19 viûonçxoro
    20 eçi
    21 eçidoar
    30 eçidovit
    40 jurneçi
    50 jurneçidovit
    60 sumeneçi
    70 sumeneçidovit
    80 otxoneçi
    90 otxeneçidovit
    100 oşi
    101 oşidoar
    500 xuûoşi
    1000 şilya / viûoşi

    Not:Bu bölüm hazırlanırken Nananena`dan yararlanılmıştır.
    Lazca`da 10`dan sonraki sayılar söylenirken do (ve) kullanılır.
    Örneğin 11,Lazca`da 10 ve 1 şeklinde söylenir.
    10`nun 100`e kadar olan katmanları (20 hariç) 20 ve 10 kullanılarak söylenir.
    Örneğin 30, Lazca`da 20 ve 10, olarak ifade edilir.
    Bu bağlamda do (ve) bir toplama işleminin işaretidir.
    (Kaynak:Mjora ilk sayı 78.sayfa)


    Domkulape/Kısaltmalar
    ağn.: ağani: yeni türetilmiş kelime.
    anw.: anwala: argo.
    bot.: Bitkilerle ilgili
    cx.: coxo: isim
    dnot.: didinotkvame: atasözü (MSKVANOZİTA)
    dut.: dutxe: dutxe Lazcası.
    geg.: megreluri: megrelya/megrelce.
    gln.: galeni: yabancı kökenli sözcük.
    gyu.: gyulva: batı
    kay.: kaynak.
    kor.: korturi: gürcüce.
    lat.: latinuri: latince.
    lô.: Lazuri Ôaramitepe.
    mçm.: meoçama: beddua.
    not.: notkvame: deyim.
    noz.: noziûa: yaygınlığı olan kalıplaşmış söz.
    ocr.: ocera: halk inancı.
    ogr.: ogoru: küfür, sövgü.
    ox.: oxvamu: dua
    sf.: sıfat
    vi.: vija: çamlıhemşin.
    xi.: xinapa: fiil, eylem
    yul.: Yulva: doğu
    zo.: Zooloji: Hayvanlarla ilgili
    éad.: 3adit: bakınız, kontrol ediniz.

     
       

       

     
    Copyright © 2002-2011 Lazuri.Com | Telif Hakları saklıdır.