
- ûabu
1. taban.
üuçxeş
ûabu.
ayak tabanı. 2. Aya. xeş
ûabu.
el ayası. 3. tahtadan yapılmış küçük iskemle.
ûabus
sağani kogedgu: iskemleye sahanı
koydu.
- ûafa
arş.
henüz yürüyemeyen çocuk.
- ûağani,
ûiğani
tava. a ûağani
üapça.
bir tava hamsi.
- ûaxa
güya, sözde.
ûaxa
üriyams:
güya bağırıyor.
- ûaxva
[ûax]
atn. ekim ayı.
3ad. gimuraş tuta xp., gima
tuta meg.
- gimuraş
tuta xp.,
gima tuta meg.
ekim ayı.
- ûaiüeri
ark.
(<ar. tarık)
koşturulmuş. nana
ûaiüeri
(not.): annesi s….miş.
- ûaüuneri
vi.
kesilip basamakli hale getirilmiş
(ağaç).
- ûala
fes. dudis
ûala
cutun. başında fes var.
- ûalaxi
1. kire bulanmış, çok kirli.
2. Xp. çamur.
- ûalawa,
ûalawina
1. küçük fes. 2.
mec. paspal.
- ûambuğa,
ûamuğa
(<gln.) mühür.
- ûamincape
atn. Lazlarda bir sülale
adı.
- ûamûori
vi.
yabani meyvelere verilen genel isim.
ûamûori
m3xuli: yabani armut.
ûamûori
buli: yabani kiraz.
- ûamûra,
ûraôuzani
trabzon.
- ûancyayi
atn., mec. iyice pisliğe
bulanmış, aşırı derecede pis.
- ûandabali
xp.
kısa boylu.
- ûangala
atn.,
vi.,
tamğara xp. 1. çıngırak. 2.
çan.
- ûangi
ark.,
zanci, ûanci
atn. 1. bakır çalığı. 2.
atn., mec. pislenmiş,
pis.
- ûani
gövde, insan gövdesi. ûanis
şuri gemdginanşa ôöüomat,
pşvat. gövdemizde can olduğu sürece yiyelim, içelim
(kay: helimişi xasani).
- ûanmağala
ark.,
ûanmağali
xp.
uzun boylu.
- ûaponi
atn. çukur.
lobyaşi ûaponi.
fasülye tohumu konan çukur. ôici
ûaponi.
ağız çukuru, ağız içi.
- ûapuli
atn.,
murgi ark. (İp) yumağı.
- ûaroni
1. mevsim.
nam ûaronis
voret? hangi mevsimdeyiz?
2. hava.
ûaroni
üoüoxu:
hava bozdu.
- ûaûa
1. atn.
çocuk dilinde iskemle. 2.
vi. iskemle, tabure.
- ûaûi
atn.
çocuk dilinde oturmak.
- ûavli
1. düz ve küçük tahta
parçası; oturmak için kullanılan düz, küçük tahta parçası.
2. tabure.
- ûawa,
ôeôewulya
vıcık vıcık, sulu (herhangi bir şey).
- ûa3xi
arş.
tencere benzeri bir kap.
- ûebi
atn., ûüebi
ark. 1.
deri. xe ûüebi
gomaşoru. elimin derisi soyuldu. 2.
kabuk. nca ûebi.
ağaç kabuğu. cari ûebi.
ekmek kabuğu.
- ûelelewa,
petxela bıngıl, gevşek, kendini bırakmış
deri. üoçi
dida diyuyi xorwepe
ûelelewa
dvayen: insan (kadınlar için)
yaşlandı mı etleri sarkıyor.
- ûepuri
arş. tahta sini.
- ûeôla
atn. bal ile tam olarak
dolmuş petek. (kay: noxlamsuri muhammet avcı).
- ûerûela
atn. yırtık
pırtık.
ûerûela
şeepe dolonkos: yırtık
pırtık giysiler giymiş.
- ûaûai
atn., ûenûeli
ark., ûeli
xp. çıplak, cıbıldak.
- ûerûi
atn. ineğin doğuma
yakın meme yapması, memelerinin süt ile dolması.
pucik ûerûi
doyu. inek memeleri süt ile doldu/meme
yaptı.
- ûiba
xp.,
ûoba
atn. göl. ûibas/ûobas
keüuvelu:
göle düştü.
- ûüubi
ark.,
ûqubi xp., ûubi
atn. (<lat.)
ikiz. ûüubi
berepe ayu: ikiz çocukları oldu.
- ûibu
xp.,
ûubu
vi.
sıcak (herşey için). 3ad.
ûu3a.
- ûiğani
atn.,
ûağani
tava. ûiğanis
üapça
ceâun.
tavada hamsi var.
- ûiüani
atn., tiüani
vi.
kuzu. mçxurik
ûiüani
doyinu: koyun kuzu doğurdu.
- ûiüaniwa
kuzucuk, küçücük kuzu.
- waôa
vi., ûiüi
atn. damla.
Ar-jur waôa
mja kodomawaôu:
birkaç damla süt
yere damladı.
- ûiüi
atn., waôa
vi. damla.
Ar-jur ûiüi
din3xiri kodiûiüinu:
bir damla kan damladı
yere.
- ûiüina
sepet. 1. ocare ~ : uzak yerlere (tarlalara)
yemek taşımak için kullanılan küçük yapılı
bir sepet. 2. oyuüe
~ : mısır
taşımak için kullanılan orta büyüklükteki sepet.
3. Opavre ~ : kuru
yaprak ve çay taşımak için kullanılan büyük yapılı
bir sepet. 3ad. üalati.
- ûiüşari
ark.
çit kapısı.
- ûiüva
ark. Bot. bir erik türü.
- ûilifoni
telefon. A ûilifoni
devuya ma do muöe
moviseli eüna
nintxu: bir telefon edeyin diye kalkar
kalkmaz kapıya vuruldu.
- ûimberi
arş.
[ûimb]
noktalanmış.
- ûimbi
atn.
1. boyutları çok küçük benek. 2. leke, küçük benek.
ûimbi
ûimbi
gobğun: benek benek üzerine serpilmiş.
3. yazıda cümlenin bitişini gösteren işaret; nokta.
- ûimbyayi
atn. 1. benekli. 2.
noktalı.
- ûirğoni,
ûriğoni,
ûiliğoni
üveyik kuşu.
- ûiriwa,
ûriwa
tırsı balığı.
- ûişuça
atn.,
ürima
ark., bedui xp. zavallı.
ûişuça
nana şümi.
zavallı annem.
- ûiû
atn.,
ûiûi
vi.
1. köpeğe
kızma ya da defetme ünlemi, hoşt. 2. çocuğa
kızma ünlemi. ûiû!
üow
hakele:ûiû!
Çek git burdan.
- ûiûili
atn., üunwuli
ark.,
wungi
vj. tepe noktası, uç noktası.
nca ûiûili:
ağacın tepesi.
- ûiûiri
atn. 1.
dırdır. 2. boşaltımla ilgili bir hastalık, ishal.
- ûüa,
mûüa
ark., mûa
atn.
1. ark. orman. 2. atn.
ot. pucik mûa
imxos. inek ot yiyor.
- ûüebela
ark.
bir deri bir kemik kalmış,
aşırı derecede zayıf (insan, hayvan). ûüebela
bere: çok zayıf çocuk.
- ûüebi
ark.,
ûebi atn. 1. deri. xe ûüebi
gomawu:
elimin derisi soyuldu. 2.
kabuk. gyari ûüebi.
ekmek kabuğu.
- ûoba
ark., atn., ûiba
xp. 1. Dere, ırmak, çay vb. Akarsuların
derin ve yüzülebilir bölümü. 2.
göl. ûobas kodolovoliüo
moçuleûinaûui?
Göle düşsem beni kurtarır
mıydın?
- ûüobala
arş., üuüu
atn. saklambaç oyunu.
- üabani
ark.,
atn., üaôani
xp.
Bayır. üabanis
goladu do orginu: bayırdan aşağı
yuvarladı.
- ûüobaşa
ark.,
ûobaşe atn. gizlice, gizli olarak.
- ûüorini
ark.,
ûorini
atn. sesli osuruk.
- ûüoinace
ark., mûorinace
atn. sesli yellenen
kişi, osurukçu.
- ûuüu
atn.
yapayalnız, tek başına.
- ûüva
atn., tkua xp., tkva
ark. siz.
ûüva
giwves:
size söylediler.
- tkva
ark.,
ûüva
atn., tkua
xp. siz.
tkva mekçes: size verdiler.
- tkvani
ark.,
tkuani xp., ûüvani
atn. 1. sizin.
tkvani oxori. sizin
ev. 2. ikinci çoğul şahıs iyelik eki.
bere tkvani: çocuğunuz.
- ûüvani
atn., tkuani xp.,
tkvani ark. 1. sizin.
ûüvani
oxori: sizin ev.
ûüvani_dixo.
sizsiz, siz olmadan. 2. Iyelik eki.
tolepe ûüvani
opşa msüvan:
gözleriniz çok güzel.
- ûüva3ineri
ark.,
ûva3eri
atn. patlamış,
patlak.
- ûoüla
dosüudu
atn.
işlevli olan bir şeyin çevre
birimleri alındığında işlevsiz kalmak.
Örneğin bir sobanın boruları, kapısı,
kapağı söküldüğünde iş görememesi. Ya da bir
bilgisayarın klavye, mouse, cd, kabloları gibi çevre
birimleri söküldüğünde işlev görememesi.
- ûoüla
atn.
1.
Ekleri olmayan, ilavesiz, tek başına, aksesuarsız,
ana gövdeden ibaret olan, yalnız. 2. Herhangi bir nedenden ötürü gövdesinde dal kalmayan, sadece gövdeden
ibaret (ağaç).
ûoüla
nca: dalsız ağaç. 3. mec. yalnız, tek
başına kalan kişi.
milleûi
kogoyxvaûu
do ûoüla
kodosüudu:
etrafındakilerle didiştiğinden
tek başına/yalnız kaldı. 4.
Bilgi, beceri donanımından yoksun olan kişi.
- ûoüseri
ark., woüseri
vi.,
ôişindğa
atn. geçenlerde.
ûoüseri
na meptit. geçenlerde geldiğimizde…
- ûoüsiri
xp.,
ûoüsari
vi.,
üoôali
atn. topuz; pamuk ya
da kendir lifini dövmekte kullanılan topuz.
- ûolo
atn.,
ndğvaberi atn. bayat yumurta.
- ûoloberi
atn.,
ûoloperi
ark. sırılsıklam.
ûoloberi
vore. su içindeyim, sırılsıklam olmuş haldeyim.
- ûolobi
atn.,
ûolopi
ark., wombo,
werweli
sırılsıklam, ıpıslak.
Möimas
ceviüaçi
do ûolobi
devii: yayğmura tutulup sırılsıklam
oldum.
- ûolobi
ark.
çamur.
- ûoncela
atn., bonâola
vi. pasaklı.
- ûopûoôeri
ark. bir kuş türü.
- ûora
az kalsın, az daha. ûora
kogovaxeli. az kalsın öpüyordum.
- ûorini
atn.,
ûüorini
ark. sesli yellenmek.
- ûoroci
atn.,
möipeşûoroci
xp.,
üirzili
ark.,
dirvana pon.
gökçe güvercin, kaya güvercini, üveyik.
- ûoûi
ark.,
ara atn., qa xp.
dal.
- ûoûowi
atn., ûoûlo3i
ark. 1. çamur, balçık.
2. vıcık vıcık olan (şey).
- ûrağoda
atn.
, ûrağudi
arş., birapa ark. 1. Şarkı.
2. türkü.
- ûrağoderi
atn. vi. türkü söyleyerek.
- ûra3eri
ark.,
ceşüveri
atn. heyelan, kopuk,
göçük.
- ûriüala
ark. çok hareketli,
yerinde duramayan, tepingen.
ûriüala
puci: yerinde duramayan inek, tepingen
inek.
- ûriüi
vi.,
polo atn. bacak.
- ûriüi
mesiru vi.,
ûriüi
oûüoçu
xp.,
polo gamargalu atn.,
not. gebermek üzere olan bir (hayvan)
canlının bacak sallaması fiili, nalları dikmek,
gebermek. ûriüi
konasiru: nalları dikti, geberdi.
- ûriôi
atn.,
ôuluri
makat, anüs.
- ûriwineri
ark.
zorlanarak, ıkına sıkına,
güç bela. ûriwineri
ûriwineri
yuki kelebiği: zorlanarak, ıkına
sıkına yükü yukarı çıkardım.
- ûruôu
ûruôu
doüaôinu
atn.,
not. hop oturup hop kalkmak. a mutxaşe xuçe ayas ûruôu
ûruôu
duüaôams:
bir şeye kızınca hop oturup hop kalkıyor.
- ûubu
xp., çuçuna
vi. ılık (su, hava).
ûubu
wüari:
ılık su.
- ûufa
atn.,
kresti ark., keşuri xp.,
klesti arş. buğu,
buhar.
axiris ûufa
dvantxen. ahırdan buğu yayılıyor.
- ûulya
atn. rüzgâr, yağmur
gibi hava olaylarının olumsuz etkisinden fazlaca etkilenmeyen,
hava olaylarına karşı konumu gereği korunuyor
durumda olan, sakin yer, ılık yer.
ixi var eöopums,
oxori şüuni
ûulya
svas dosüudun.
rüzgâr almıyor, evimiz sakin
bir yerde kalıyor.
- ûuôûuôineri
hop oturup hop kalkarak. ûuôûuôineri
duüaôu:
hop oturup hop kalktı.
- ûuûu,
ôuûu
çocuk dilinde dişilik organı, vajina.
- ûuûucepuna
atn.
ısırgan otunun çokça yetiştiği/bulunduğu
yer ya da alan.
- ûuûuci
atn., oçxaôule
vi., çxaôa
ark., diöüibi
xp. ısırgan
otu.
ûuûucik
ûuûuci
eliğams (atn., dnot.): (ısırgan
otundan ısırgan otu çıkar.) Armut dibine düşer,
herşeyden kendine benzeri türer.
- ûuûuli
but. kormeş ûuûuli
imxos: tavuk butu yiyor.
- ûuûuliwa
atn.
fındık ve ceviz gibi yemişlerin yenilen iç kısmı.
ntxiri ûuûuliwa.
fındığın yenen iç kısmı.
- ûu3a
sıcak.
ûu3a
mayu. sıcaktan rahatsız oldum.
- ûu3aşi
arş.,
papa
atn. vi. bir yemek türü.
- ûva3eri
atn., ûüva3eri
ark. patlamış,
çatlamış.
- ûva3ineri
atn., ûüva3ineri
ark. 1. Patlatılmış.
3. patlak. 4. Çatlatılmış. 5. çatlak. 6. Patlayarak,
patlatarak. 7. Çatlayarak, çatlatarak.
DİDİ LAZURİ NENAPUNA |
|
Lazcanın Yazıya Geçirilmesinde Tarihsel Bir adım!...
Bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı Lazca sözlük
Didi Lazuri Nenapuna, 17 yıl süren detaylı bir alan araştırması ve kaynak taraması sonucu vücuda getirilmiş, Lazcanın bütün diyalektlerini karşılaştırmalı olarak ele alan, Lazca üzerine yapılmış en uzun süreli çalışma olması itibariyle alanında tek!...
25 Bin Lazca kelime
Binlerce deyim ve atasözü
Detaylı olarak incelenmiş fiil biçimleri
Türkçe ve Latince karşılıklarıyla bitki ve hayvan adları
Her kelime için çok sayıda Lazca örnek ve açıklama
1160 sayfa / Büyük boy / Sert kapak
Seri/Sıra No.: Chiviyazıları: 244/Mjora:45
ISBN: 978-975-9187-40-8 Adres: Mühürdarbağı sk. 8/1 Kadıköy İst.
Tel.: 0 216 414 91 13/fax: 0 216 414 97 93
E-Posta: bilgi@chiviyazilari.com
|
[Yazar: İsmail Bucaklişi, Hasan Uzunhasanoğlu, İrfan Aleksiva] [ Dil: Lazca / Türkçe]| |
|
|
|
|
|