FORUM KONUK DEFTERI MOVIE FLASH KLIPLER Lazca Dil Kursu Folklor (Halk Bilimi) / Cihangir Bilgin / Tkvani Ncharelepe ( Lazuri.Com )

FOLKLOR (HALK BİLİMİ)

Bir bilim dalı olan (Folklor –Halk Bilimi)’ nin değişik açılardan tanımı; Folklor terim olarak Türkçe ye çevrildiğinde, “Folk: halk, Lore: bilim, bilgi” karşılığı halk bilgisi yada halk bilimi anlamını taşır.

-Folklor bir gelenek bilimidir ve eski, devamlı, yaygın olan halk sanatları ve de halk endüstrisini inceler.
-Folklor siyasi ve de sosyal bilimlerin köken kitabıdır.
-Folklor uygar yaşamda, halk yaşayışını inceler. Folklor hiçbir aydının öğretemediği ve halkın kendi kendine öğrenmiş olduğu efsane, öykü, halk şarkıları, bilmece, söz düzeni vb gibi bir çok bilgileri kapsar.

Kısaca; Folklor, az gelişmiş ulusların inanış, gelenek, göreneklerinin ansiklopedisidir…

Ayrıca toplumsal konuşma dilinde folklor terimi yanlış anlaşılmakta ve de, halk oyunları ile bağdaştırılmaktadır. Halbuki folklor (halay, horon, bar, karşılama, zeybek, kaşıklı oyunlar, ) anlamında değil de , kültürel ve terminolojik boyutuyla bilim dalı, ve de bilimsel halk bilgisi tanımlamasında algılanması gereken, ana ve yardımcı alanları olan (tarih, antropoloji, coğrafya, sosyoloji, ekoloji, demografi(nüfusbilimi) , etnografya, mitoloji) gelenek bilimidir.

Folklorun belli başlı kadroları ise; (Barınak, konut-Ekonomi türleri, -hayvancılık, -Tarım rençperlik, -Ölçme tartma hesaplama birimleri –Halk sanatları, -Giyim kuşam, Halk hekimliği baytarlığı, -Halk meteorolojisi, -Halk hukuku –Halk inançları, -Dinsel ve büyüsel içerikli inançlar, -Halk edebiyatı, -Halk tiyatrosu, -Halk oyunları, -Halk müziği ve çalgıları, -Çocuk oyunları ve oyuncakları, -Adlar lakaplar) vb. halkla iç içe yaşayan bir çok kültürel öğeden oluşur.

Toplumların meydana gelmesindeki en önemli ve tek koşul ÇEVREDİR…

-FİZİKİ ÇEVRE ve COĞRAFİ ÇEVRE; Coğrafi şartlar göz önünde bulundurulursa farklı doğal çevreler sonucu farklı toplumlar oluşmuştur. Yerleşim biçimi, ekonomik hayat ve gelişmeler, eğitim düzeyi, köyler –kasabalar ve şehirlerin oluşmasında coğrafi –fiziki çevrenin etkisidir.

-BİYOLOJİK ÇEVRE; İnsan türünün topluluklar halinde yaşaması ve doğal hayatla paylaşımı (toprak, deniz, orman, hayvanlar) insanın her türlü zorluğu yenerek biyolojik çevreyle bütünleşmesini sağlamıştır. Biyolojik çevre denilen bu olgu insan hayatı gibi doğar –büyür –gelişir –ölür ve devamlı yaşayan canlı bir çevredir.

 -TOPLUMSAL ve KÜLTÜREL ÇEVRE; Kültür insan oğlunun fiziki çevreyi ve kendini denetleyebilmek için edinmiş oldukları maddi-manevi güçlerin toplamıdır. Kültür yiyecek giyecek gibi yaşamla ilgili bütün sosyal ayrıntıyı içine alır.

Folklorun Allanları
- Halk mimarisi
- Halk sanat ve zanaatları
- Halk meteorolijisi
- Halk inançları
- Halk takvimi
- Halk edebiyatı
- Halk tiyatrosu
- Halk oyunları
- Halk müziği ve çalgıları

Yukarıdaki tanımlamaları, kültürel motif ve öğeleri araştıran insanlara ışık tutması, bilinçli ve sağlıklı araştırmaların yapılmasında göz önünde bulundurulması gereken unsurları hatırlatmak için yaptım…

LAZ kültürünün (Folkloru nun) kendi doğal sınırları çerçevesinde yaşayan, bu günlere kadar ulaşmış canlı ilkeli –detaylı bir yapı olduğunu hiçbir güç inkar edemez. Çünkü toplumları oluşturan ögelerinbaşında DİL –TOPRAK ve GELENEKSEL YAŞAM gelmektedir.

Neticede Folklorik ögelerin LAZ toplumundaki bizlere ulaştırdığı materyaller en önemli değerlerimizdir.

Ayrıca LAZ kültürüyle ilgili bir çok dilde (GÜRCÜCE, RUSÇA, YUNAN GREKÇE, ALMANCA) yazılmış araştırmaların dünya kütüphanelerinde yer aldığı aşikardır. Yabancı uyruklu tarihçi, dil bilimci, ve diğer alanlarda akademisyen bilim adamlarının bu araştırmaları yaparak kendi ülkelerine götürmeleri dikkate alınması gereken bir konudur ki kendi kültürümüzü yabancı kaynaklardan yapılan çevirilerden araştırmak utanç vericiliği yanı sıra ve toplumsal bilincin var olmadığını gözler önüne sermektedir…

Modern yaşam ve teknolojik gelişmeler takip etmek, sosyal statü ve aktivitelerin yakından takibi insanoğluna faydalı olmuştur. Bu anlamda LAZCA bilimsel yayınların, kaynakların sayıları her geçen gün artmaktadır. bu anlamda bilimsel kaynakların basımında öncülük eden yayın evlerine ve de yazarlara teşekkür borçluyuz.

Kendi kültürel yapısını araştıran insanlar ne yazık ki bölücülük iddiasıyla bastırılmakta ve de fişlenmektedir. Demokratik ülkelerde bilim ve kültür adına yapılan çalışmalar desteklenmekte iken ülkemizde ne yazık ki engellenmekte ve de yıpratılmaktadır.

Etnik dil-kültürlerin araştırılması, dökümanlaştırılması ve de gelecek nesillere aktarımı ve bu emanetin bizlere kültürel aktarımlarla geldiğinin farkında olmak zorundayız … Seviyesiz, yozlaşmış, popüler kültür denilen saçmalıklar her zaman bir balon misali gelip geçicidir. Oysaki halk kültürü binlerce sene gelişerek insanoğluyla duygusal bağını kurarak yaşamaya devam etmektedir.

LAZ kültürünün etkileyici içtenliği doğrultusunda ciddi araştırmalar yapan emeğini ve zamanını ayıran nitelikli ve içten insanlara yaptıkları orijinal yapıtlar için kutluyor başarılar diliyorum.

Bende kendi imkanlarım ve zaman mefhumu ile baş başa, karınca kararınca elime geçen materyalleri yazıya dökmeye çalışan biriyim.

Kültürel malzemelerin dökümanlaştırılması çok pahalı, zaman alan seviyeli bir uğraştır. Fakat araştırma ve derleme konusunda uyulması gereken metodoloji ve kuralların göz önünde bulundurulması gerekliliğinin altını çizmek istiyorum.

Yapılan araştırmaların (tarih, ekonomi, müzik, oyun, inanç, dil) vb kaynağı, yeri, tarihi gibi bir çok ayrıntının akademik potansiyeli olan bilir kişiler tarafından yapılması ve denetlenmesi büyük önem taşımaktadır.

Müzikal anlamda ise yöresel ezgilerin uzun yıllar yaşamasının ve yorumlanarak gelişmesinin gelecek kuşaklara aktarılmasının ve benimsenmesinin tek bir açıklaması vardır ki; Orjinale sadık kalma titizlik-korumak –yaşatmak gibi ilkeli, bilinçli davranışlar sayesinde olmuştur. Samimi düşünceler otantik etnik müziğin sigortasıdır.

LAZCA ezgileri derleyen dostlara önemli bulduğum bazı kıstasları; yol gösterici ve de bilgilendirici acizane fikirlerimi paylaşmak istiyorum. Herhangi bir kaynak kişiden ezgi derlerken;

-Ezginin adı
-Kimden alındığı
-Yer ve Tarih
-Ezginin ilk çıktığı yer –konu –tarihi
-Ezgiyi söyleyen kimden öğrenmiş
-Ezgiyi söyleyenin –yaşı ve işi
-Ezgiyi hangi çalgı eşliğinde söylediği
-Ezgi daha önce derlenip notaya alınmış mı?
-Ezginin türü (atma türkü –destan –ninni vb)
-Ezgi sözleri şekil itibarıyla tanımı (hece ölçüleri, beyi kıta, serbest.)
-Ezgiyi söyleyenin LAZCA bilip bilmediği

Ve de buna benzer karşılaştırılıp sağlamalarının yapılabileceği, bir çok sorunun cevaplarının derlemeci tarafından dikte edilerek onaylaması doğrultusunda açık kapı bırakmaması etikaçıdan çok önemli bir husustur.

Kültürel aktarımlar ve paylaşımlar sayesinde bir çok benzer motife farklı zaman ve coğrafyalarda rastlamışızdır. LAZCA söylenen ezgilere de LAZONANIN her bir köyünde farklı zamanlarda farklı topluluklardan dinleyebiliriz. Bu anlamda KÜLTÜREL MOTİFLERİ (sizin-bizim) coğrafi sınırlamalarla belli kalıplara sokmaya çalışmak yakışık almaz. ÇÜNKÜ kültür canlı bir varlıktır ki farklı zaman ve mekanlarda sürekli yaşayan bir döngüdür…

LAZ kültürü ve mirasını atalarımızdan, dedelerimizden aldık; bu emaneti gelecek nesillere aktarma mesuliyeti bizlerin görevidir. Folklor ve derleme konusuna ilgi duyan insanlara başarılar dilerken, Cengiz KURTOĞLU’nun amcası Kadri emicadan derlediğim FINDIĞA YALVARIŞ başlıklı Lazca şiiri sizlerle paylaşmak istiyorum.

KAİTE BZİYATEN, N3AŞA EXTİT

E txiri çkimi txiri
Vaşa kodibğa vaşa
Ma dido borci miğun
Var gemalen noğaşa
Ziva ziva moptare
Mekwilare tüobaşa

A.Üadri Üurt 1954- Arüabi

Cihangir Bilgin - Kdz.EREĞLİ

cihantar@mynet.com

   

 
Copyright © 2002-2011 Lazuri.Com | Telif Hakları saklıdır.