|
K̆inali Şuroni
Eveli ar op̆ut̆ e ar badi kort̆u. Badi
şuronepe kuyonut̆u. Ar mç̆ita şuroni kuyonut̆u var ak̆ace t̆u.
Mç̆ita şuroni mancura şuronepe şk̆ala var mcumt̆u.
Ğoberepe meyoxu komiç̆amt̆u. Mancura şuronepe duʒ̆ves "ğoberepe mo
meyoxum komologoxunanen."
Mç̆ita şuroni var niyucamt̆u.
Badi şuronepe mʒika mt̆a meç amt̆u. Mç̆ita
şuroni hemuşeni ğoberepe eʒ̆umt̆u.
Mç̆ita şuroni xvala var ort̆u uç̆a
şuroni do kçe şuroni kuyonut̆u. Mbura şuroni kogolagutu: Ğoberepe mo
eʒ̆um deyi mi niyucaset̆u. Mç̆ita şuroni ar ndğa xolo
ğoberepe eʒ̆umt̆ u. Uk̆aşxe badi moxt̆u uç̆a şuroni konok̆oru.
Mancurani ndğa gale var gamvalu mek̆oreri
kort̆u. Ham dulyaşa eni zade guri na mvalu do guri na cat̆u oxorişi
berepe ort̆es.
Ar ndğa him lazuri op̆ut̆ e mcora cedusi
berepe kokik̆orobes. Mç̆ita şuronişi toçi meʒ̆eniyoney serende
tudele dvompules.
Uk̆aşxe badi gigoru mç̆ita şuroni var ort̆u.
Berepe uneneli ibit̆es. Badi koxvoʒ̆onu
berepe ceç̆ u.
Dida dvoşletinu berepe.
Mç̆ita şuroni xeleri serende tudele
keʒ̆axet̆ u. Mç̆ita şuroni,
-berepe şeni ar mutu dop̆a ya
ntxirepe omç̆esu komiç̆u. Heko zade mtuyi
iyet̆u.
Him op̆ut̆ e berepe xeleri git̆es.
Mcora kocedu dort̆u.
Kincepe ʒ̆iyamt̆ es, sifterepe putxut̆es.
Mati hinişi op̆ut̆ e na biç̆inam şeni xeleri
bort̆i.
Mç̆ita şuroni xolo mç̆eşusi va mişkun.
Ç̆e berepe mcita şuroni kogaziresi?
uç̆itxitu mtuyepe imç̆eseni. Serende parpa kuğun.
Tkva mu it̆urtu?
***
Kınalı Keçi
Eskiden bir köyde bir ihtiyar adam vardı. Keçileri vardı.
Keçilerini otlağa götürüp bakardı.
Kırmızı(kınalı) keçi zaptedilmez bir keçiydi. Çitleri yıkmayı
denerdi. Diğer keçiler hep bir ağızdan ''çitler yıkılmaz seni
bağlarlar'' demişler.
Kırmızı(kınalı) keçi dinlemiyordu.
İhtiyar adam keçilere az ot verirmiş onun için kırmızı(kınalı)
çitleri yıkmayı düşünürmüş.
Kırmızı(kınalı) keçi yanlızda değilmiş siyah keçi ona katılmış.
Beyaz keçiyide çağırmışlar. Boz keçi önlerine geçmiş. Kim dinlerki?
Bir gün kınalı keçi yine çitleri zorluyor! İhtiyar adam gelip
bağlamis keçiyi.
Diğer gün dışarı çıkamamış, bağlıymış. Bu duruma en çok kızan,
üzülen, evin çocuklarıymış.
Bir gün, o köyde, güneş doğunca, çocuklar toplanıp kınalı keçiyi
ipten kurtarmışlar. Götürüp serendenin altına saklamışlar.
Sonra ihtiyar adam aramış ki, kınalı keçi yok ortalıkta.
Anlamış çocukların yaptığını dövmüş çocukları.
İhtiyar kadın kurtarmış çocukaları.
Kınalı keçi serendenin altında sevinçle oturuyormuş,
-çocuklar için bir şey yapsam' demiş.
Serendedeki fındıkları beklemeye başlamış.
O köyde çocuklar sevinçle
gezermiş.
Güneş doğmuş,
kuşlar ötüyormuş, atmacalar uçusuyormuş.
Bende o köyü tanıdığım için sevinçliydim.
Kınalı keçi hala fındık bekliyormu bilmiyorum.
Hey çocuklar, kınalı keçiyi gördünüzmü? Sorun fındık beklenirmi?
Siz ne dersiniz?
Yazar:
Selma Koçiva
kocivasel@hotmail.com
Not:
Bu hikâye anonim değildir. Selma Koçiva tarafından 06.08.2002'de
kaleme alınmıştır.
|