|
MÇ̆İMA
Ç̆it̆a vor'işi, ma germaşa vidi ç̆uburiş
ok̆orobuşa(k̆orobuşa). Germaşa komeşapti ç̆uburi dop̆k̆orobi do
uk̆açxe oxorişa oxtimu guris mek̆amilu.
Emedeni mʒ̆k̆upi diqu, mç̆ima domç̆imu do nʒa
xonʒu. Dido maşkurinu do ar didi ç̆k̆onişi tude eʒ̆apxedi.
Nʒa gont̆roxu, mara te eşo çxant̆up̆t̆u ki,
tolepe çkimi maç̆u do ok̆obdvi.
Çkimi tiş jin ar mutxani doç̆k̆ialu do
docgialu. Ek̆ule ar mutxani tis gemat̆u. Ma kogevikti do kodovicini.
Mç̆ima diçoduçxe vuşak̆ar oxomais xe do k̆nk̆anu.
Ti çkimis komoptişi germaşi mteli
ncalepeşen(ncapeşen) ʒ̆k̆ari ʒ̆ap̆up̆t̆u, k̆vinç̆epek ibirt̆es do
mjoraşi tenak istert̆u.
Didi ç̆k̆oni konit̆axu do emus k̆oma
yulut̆u.
Çkimi gamargvas ç̆k̆oniş t̆axerepe
(not̆axepe) z̆it̆es. Tis k̆op̆i yemixtu do ç̆iç̆it̆a
maç̆ut̆u(memaç̆ut̆u).
Kudi çkimi kobz̆iri, kaebzdi(kebzdi)
ç̆uburepe do oxoriş gzaşa kogebdgiti. Oxorişa meptişi miti var t̆u.
Mç̆k̆idi dobgori do bz̆irişk̆ule emedeni op̆ç̆k̆omi, ek̆ule t̆ibu
yorğaniş tude kodovinciri.
Gobk̆uʒxişk̆ule bz̆iropt̆i ki, ç̆uburepe
çkimi dogibereenan, topuriş doloxe kogödvereenan do oç̆k̆omu guris
uğunan.
- Uçkimeli oç̆k̆omu muşeni guris giğunan!
Yado dopquri.
Aşo miʒ̆ves çkimda:
- Muşeni incir? Moxti k̆ap̆ineri, do ç̆k̆omi!
Aʒ̆i mup̆at miʒ̆ves.
- Mç̆ima mç̆ips,
- Kiʒa, kiʒa...
- Vimgarayi vana viz̆iʒa
***
YAĞMUR
Küçükken, ben ormana kestane toplamaya
gittim. Ormana girdim kestane topladım ve sonra eve gitmeye
niyetlendim.
Hemencecik karanlık oldu, yağmur yağdı ve gök
gürledi. Çok korktum ve büyük bir meşenin altına oturdum.
Gök kırıldı(gürledi), fakat ışık öyle
parıldıyordu ki, gözlerim çok acıdı ve kapattım(gözlerimi kapattım).
Başımın üstünde bir şey gıcırdadı ve
gümbürdedi. Sonra başıma bir şey düştü. Devrildim ve yığıldım.
Yağmur bitene kadar elimi ayağımı kıpırdatamadım.
Kendime geldiğimde ormanın bütün ağaçlarından
su damlıyordu, kuşlar şarkı söylüyordu ve güneş ışığı oynuyordu.
Büyük meşe kırıldı ve ondan duman çıkıyordu.
Etrafımda meşenin kırıkları duruyordu.
Başımda şiş çıkmıştı ve azıcık acıyordu.
Şapkamı gördüm, kestaneleri aldım ve evime
doğru yola koyuldum. Eve gelince kimse yoktu. Ekmek aradım ve
bulduktan sonra hemencecik yedim, sonra sıcak yorganın altında
uyudum.
Uyandıktan sonra görüyordum ki, kestanelerimi
kaynatmışlar, balın içine koymuşlar ve yemeye niyetleniyorlar.
- Bensiz yemeye neden niyetlendiniz! Diye
bağırdım.
Bana böyle söylediler:
- Neden uyuyorsun? Koşarak gelde ye!
Ne yapalım şimdi dediler.
- Yağmur yağıyor,
- Usul, usul...
- Ağlayayım mı yoksa güleyim mi?
Kaynak Kitap:
OK̆İTXUŞENİ SUPARA - Majurani Fila- Soxumi- 1937
Mamç̆arale(yazar):
Ʒ̆İT̆AŞİ İSKENDERİ
|