FORUM KONUK DEFTERI MOVIE FLASH KLIPLER Lazca Dil Kursu Paramitepe - Hikaye ve Masallar / Cadı Oxai - Cadı Okhai / Yazar: 3ıtaşi iskenderi ( Lazuri.Com )

CADİ OXAİ

Ar çili do kimoli korûeren. Ar ndğas kimoli diâabunu do doğuru. Emus na doskidu oxarca jurşuroni ûu. Oxorcak sum tutaşüule ûüubi biöi berepe kodoyinu. Ar biöi bere doğuru do oxor üeras majura skiri koduskidu. Oxorcas çkva bere na var uqonuûuşeni, a biöi bereş jin dido tirtinûu.Biöi dirdu. Nana muşis unûu beres na oüitxapaûu. Beresti üayi dvawonu do kodayceru.

Mariaşinaş tutaş ar ndğas, mapxa ûaroni ûuşi oxorca Ûamûaraşa oxtimuşa dixaziru. Ar yopşa guda üvali, kuali, ğomu,  üiéişi möüidi, kotumeş xoréi, ar üardala lazuûi, lobiaşi ôarüi, üurüa na var uğuüu, eya dolobğu dergis; eüule mkiri onéorute donéoru, mteli entepe doüiru toüiten do biöis komoüidu. Eüule jur biga komoiğu, ar ginâe do ar müule, ginâe muk kodikaçu, müule biöis komeçu do Ûamûraşi gzas kogedgites. Ûamûraşa dido mendra gza uğuûes, dido çxvapa ûaroni ûu. Ondğeneri mjora na gööüu doöüindineri nana ûibaüala, ar didi murgvali kvaş tude landes moçvacinu şeni kodexedu. Nana do biöik qini ari oşves.

-Oxaai!-Na doxedusteri kodiüusu nanak do kelinciru. Biöiti ntipis kogamingoru, emoras e didi kva oüiu do ar öereli porçoni pimpiloni badi kogamaxtu.

-Mu ginonan, muşeni micoxi oxorca-Nüitxu badik. Nana do beres gaaüviru do badişa mutu var atkves.

-So nulut?-Xolo nüitxu badik.

-Ûamûraşa , -uwu nanak, -Ek dido üayi doguroni(mektebi) ren do bere ogurapuşa meviqonup.

Pimpiloni badi kogextu kvaşen, oxorcaş xoloşa komextu, biöis jinşen tudeşa ar üaixeşa komendaedu do eüule nana muşis uwu :

-Dido mendra iqonop biöi skani. Kodomicer na, çkimiüala konaşkvi. Ma iripeş moxene vore. Oxai mcoxons, am didi kvaş doloxe pskidur. Kodomicer na, bere skani andğeşen çkimiüala kodomiûali. Ar wana ma emus komondovoer, mutu agureni do vana, ar wanaşüule moxti, am kvaüala. Çkimi coxo ‘ Oxai ‘ dicoxi, ma gamavulur do iri xolo dogiwumer. Bere skanis var aguren na, ar wanaşi kira komomçap do bereti mendiqonup. Aguren na, bere skani sum çkva wanas çkimiüala komemaşkumer, kirati var minon do sum wanaşüule mendiqoni.Biöiş nanas dido mowondu Oxaiş nena, bere konuşku do muk igzalu oxorişa .Oxai do biöi kvas kamaxtes. Kva kodinüilu.

Oxai cadi ûu do muşi mamgurapalepes cadoba ogurapûu. Mik cadobaş dulya üayi na iguraûu, eya var naşkumerûu.’ Ma şuri gebginşa çkimden üayi cadi üiyanas miti var ûasen do cadobaşi dulya am kvaş gale mitik var gamiğasenya ‘ . – İsimadepûu badik. Mamgurapalepek na diguraûes, ar wnaşüule éadupûu .Ar wanaşa mamgurapalepek mus peşine nulurûes, so na idaûu, ek nulurûes do muk mu qvatu na, mamgurapalepekti eya ikipûes. Mis na aşote cadobaş dulya var nagneûu do var agueûu, Oxaik ar wanaşüule naşkumerûu oxori muşişa. Oxorcaş biöik ogurus kogööüu, a pimpiloni badişen igurapûu cadoba. Oxais ar mskva bozo(üulani) uqonuûu : ğva möita , ginâe(ûanmağali) , mjorasteri tomapeten, tolepe zuğasteri, uça, ginâe, wamwamepeten ...E bozoşi mskvanoba otkuten var itkven, oâaruten var iâaren.

Ar mendaomiluten a bozo baba muşişi ağani mamgurapales daqoropu, mara şkurinaten mitişa mutu var atkveûu. Bozok muşebura: ‘ A biöik cadoba üayi kodaguru na, baba çkimik ak konaşkumers, ar soti xvala xvala kobâirati do mutu dovuwvatiya‘.

Ar ndğas, öumanişi biöik ôici ibonûuşi, bozo nûüobaşa komoxtu do quciş cireüis duwu:

-Baba çkimis iri ndğas ti eşo oâiri, çkar mutu var nagnep.Wana na meüilas, iri xolo nüitxasen, sin,-mutu var maguru, mutu var miçkinşo uwvi! Miçkinya duwvi na, akşen var megaşkumers giçkiûas!

Biöik em ndğaşüule Oxaiş bozok na ogurusteri ikipûu. Meüilu ar wana. Oxaik nüitxu biöis:

-Mu iguri çkimden, mu giçkin?

-Mutu var mevagni, mutu var maguru, mutu var miçkin,-uwu biöik.

Oxais üayi awonu, awi biöiş nana, kvaüala kododgitu, dicoxu pimpiloni badişi coxo ‘Oxai ‘. Kva kogoiu, badi kogamaxtu do do oxorcas uwu:

-Mutu var aguru bere skanis, komendiqoni.

Oxorcas ôaûi awonu, mara mu qvaûu, Oxais komeçu ar wanaşi kira do biöi komendiqonu. Oxorcak eüo derdoni ûu ki, gverdi gza şakis ar nena var utkvalu eşo nuluûes. Xolo nana var naxondinu do beres uwu:

-Ar wanas ustaüala megaşkvi, mutu var gaguru do kirati komomçapi.

Berek ekole akole kogoyiedu, kvaşen üayişa mendraûes, Xolo miti var uçkinûu do mitikti var ognapûu muşi nena. Eüule uwu nana muşis:

-Si derdi mo zdip, nana, ma iri xolo komiçkin. Oxaişi xeloba kodoviguri, mara méudi vuwvi, emuşeni muşi cadoba üayi na igurasen üoçi emuk gale var naşkumers.

Nana awi moxtu nosişa,  awi nugnu Oxaişi oyinepes do üaôineri üuçxes omâinu oxorişa ordo vigzalatiyado.

Nana do biöi ar soti var oxvaktes do komoxtes oxorişa. Üayi kamuişvacesşi biöik uwu:

-Oxaişi ustoba na uçkin üoçi ugyare(mşkiyoneri) var doskidun. Sin mo gagaüviras(goişaşur) ma puci, xoci, txa, éxeni, girini, cori, üaûu, mtugi, kotume, ğorğoci, öuröa, mjvabu, mgeri, miri, üoli, bombola(bombula), mutxani na ginon eya viqver. Sin ginon na man txa doviqver, sin gamamçi, man xolo üoçi doviqver do skanda komovulur.

-Eşo muöo iqven? Gaaüviru biöişi nanas.

Biöik ar şvacis ar didi mçxuri diqu. Nanak öumanişi mendiqonu pazarişa do kogamuçu. Majura ndğas mçxuri amûu üoçis mik na eöoôereeûu, xolo üoçi diqu do nana muşişa komoxtu. Üayi dvawonu nana muşis do awi emukti icerûu em biöişi cadobas.

-Awi xoci viqver do gamamçi!-uwu muşis biöik do xoci diqu. Nanak eti kogamaçu. Majura ndğas oxorcaşi bere xolo oxori muşişa komoxtu.

-Awi éxeni viqver, mara pazarişa na miqonaşi ağviri mitis var meça, oxorişa komoiği do doşinaxi. Ağvirişeni mitik dido geöareli mekças na, man ti komeginüanup do emoras meçi, ntku.Biöik do éxeni diqu.Nana muşi mendiqonu pazarişa. Dido müşteri uqonuûu am 3xenis :Arterik-‘ Ma yepöopaminon ‘ , Majurak – ‘ Ma yepöopaminonya ‘ do artikatis gza var meçapûes, mtelikti – ‘ Manya, ma epöopaya ‘- zoôonûes. Nanak mu qvaûu var uçkiûu.

Em ndğas am biöişi ambari Oxaik kogneren. Oxai çkva üoçişi suretis kamaxtu do pazarişa mendaxtu. Mextuşi, biöişi nanas éxeni gamaçameri var uqorunûu. Oxaik jur eüonayi pasi meçu do éxeni muk keöopu.  Oxaik ağviri aüvandu, mara nanak var meçu. Oxaik ağvirişeni éxenişi pasi komeçu. 3xenik emoras koxowonu am üoçi Oxai na ûu.Çkva mitik aüonayi geöareli ağviris var meçapûu do ti kogonüanu. Nana muşik komeçu ağviri. Oxaik xolo ağviri 3xenis kamudvu nunüus do – ‘ xes kodoloviûüoçaya ‘ – isimadu, mara ağviri na gowuğusteri, éxenik incubalu, ûoroci diqu do doputxu.

Oxai kurişa kogoyiktu do gatxozu ûorocis. Ûorocik ar oôuûes möita dolokuneri mskva bozo koâiru mendraşen, putxu emuşüele, gurôicis noputxu do pukiri diqu. Bozok pukiri xes kodikaçu. Gaaüviru : ‘ Aya solen moxtu ‘ do oşurus kogöçüu. Kuriti bozoşi woxles kodoxedu do maüvande diqu. Awi aya maüvande mextu do konodgitu bozos.

-Komomçi pukiri do mu na ginon, maxvewi, -uwu maüvandek. Var meçu bozok: ‘ Aya çkimi pukiri ren, sin mot mekçaya ‘.

 

Aya na koâiru bozoş nanak nüitxu:

-Mu ren osuri çkimi, mu gorups e maüvandek?

-Pukiri maüvans, -uwu bozok.

-Komeçi do igzalas, koniini !- Ducoxu nana muşik.

Bozok konusiminu nana muşis, mara pukiri lazuûüaüali diqu do ek kogoşibğu. Aya na maüvande âiru, çkar var iqondru, mamuli diqu do oâangus kogööüu, mara lazuûiş ar üaüali müyapu diqu, mamuli göşku do gzas kogedgitu. İdu, idu, do Oxaişi oxorişa, e didi kvaşa komextu. Kogoiedu ekole akole do miti var ûuşi, xolo üoçi diqu do ducoxu: ‘ Oxai ! ‘ Kva koguyinu, mara Oxai soti var ûu. Biöi kvaş doloxe amaxtu. Oxaiş bozo kamiqonu do oxorişa mendiqonu. Nana muşi oxoris ûu . Dido üayi awonu:

Gondineri biöi komomixtu do üeraşa nisati komomiqonuya.

Didi öanda kododges, manti ek kovorûi, pşvi, ôöüomi do öandati diçodu do Oxaişi ambariti

***

CADI OKHAİ

Bir karı koca vardı. Bir gün kadının kocası hastalandı ve öldü.

Adamın karısı hamile idi. Kadın üç ay sonra erkek ikiz çocuklar doğurdu. İkizlerden biri ölünce, evde bir tek oğlu kaldı. Kadın, bu oğlunun üstüne titredi, büyüttü. Çocuk büyüdü. Annesi onu, okutmayı istiyordu. Çocuğunda hoşuna gitti ve aklına yattı.

Bir Ağustos gününde, yaz sıcağında, kadın, Trabzon’a gitmek üzere hazırlandı. Bir küpe, tulum dolusu ekşi peynir, ekmek, mamalika, pleki ekmeği, tavuk eti, mısır, çekirdeksiz fasülye somağı doldurdu. Sonra unu elekle eledi, hepsini topladı ve iple bağlayıp çocuğa yükledi. Sonra bir uzun bir kısa sopayı tutarak iki sopa getirdi. Uzun sopayı kendisi tuttu, kısa sopayı oğluna verdi ve Trabzon’a doğru yol almaya başladılar. Trabzon’a çok uzun yolları vardı ve hava çok sıcaktı. Öğle güneşi tepelerine vurunca, gölün yanında, büyük bir taşın gölgesinde dinlenmek için oturan anne ve çocuk, su içtiler.

Anne, oturur oturmaz ‘ Okhai ! ‘ diye inledi. Çocuk da otların üzerine uzanmıştı ki, o anda, altında serinledikleri taş yarılıp alaca gömlekli, sakallı bir ihtiyar çıktı, sordu :

-Ne istiyorsunuz, kadın beni neden çağırdın?Anne ve çocuk öyle şaşırdılar ki, yaşlı adama bir şey diyemediler. İhtiyar sordu:

-Nereye gidiyorsunuz?

-Trabzon’a, orada çok iyi okul var. Çocuğu oraya götürüyorum.

Sakallı ihtiyar, taştan inerek kadının yanına geldi, çocuğu iyice süzdü ve annesine:

-Çok uzağa götürüyorsun çocuğunu. Bana güveniyorsan, benimle bırak. Ben, herkesten daha iyi bilirim. Adım Okhai, o taşın içinde yaşıyorum. Bana güveniyorsan çocuğunu bugünden benimle beraber bırak. Çocuğu bırakırsın, bir yıl sonra gelirsin. Bakarım, bir şey öğrenebiliyor mu? O taşın yanında, adımı çağırdığında; çıkar, sana her şeyi söylerim. Çocuğun öğrenemiyorsa bir yıllık ücreti bana verirsin ve çocuğu da götürürsün. Öğreniyorsa çocuğu, üç yıl daha benimle bırakırsın. O zaman ücret de istemem. Üç yıl sonra götürürsün çocuğunu. Çocuğun annesi, Okhai’nin sözünü beğenerek çocuğu bırakıp eve gitti. Okhai ve çocuk taşa girdiler.

Okhai cadıydı: talebelerine cadılığı öğretiyordu. Cadılığı iyi öğrenenleri de bırakmıyordu.’ Ben yaşadıkça, kimse benden daha iyi cadı olmamalı; cadılığı taşın dışına çıkarmamalı ‘ diye düşünüyordu.Bir sene boyunca talebeleri peşine geziyorlardı, nereye giderse onlarda oraya gidiyor, ne yapsa onlarda onu yapıyorlardı. Kim cadılık işini anlayamıyor ve kavrayamıyorsa bir yıl sonra onu evine bırakıyordu.Kadının oğlu cadılığı öğrenmeye başlamıştı, cadılığı bu sakallı ihtiyardan öğreniyordu. Okhai’nin güzel bir kızı vardı: Kırmızı yanaklı, uzun boylu; güneş gibi saçları, deniz gibi gözleri, kara uzun kirpikleriyle ...O kızın güzelliği anlatılmaz, yazıyla yazılmaz.

Bu kız bir görüşte babasının yeni talebesine aşık oldu, ama korkudan kimseye bir şey söyleyemiyordu. Kız düşünüyordu: ‘ Bu çocuk, cadılığı iyi öğrenirse, babam onu burada bırakır. Bir yerde yalnız görüp, bir şey söylemeliyim. ‘

Bir gün sabahleyin, çocuk yüzünü yıkarken, kız gizlice yaklaşarak, kulağına fısıldadı.

-Babama, birşey kavradığını belli etme. Bir yıl geçip sana sorunca, bir şey öğrenemedim, bilmiyorum, de! Biliyorum dersen, seni buradan hiç bırakmaz, bilesin!

Çocuk o günden sonra Okhai’nin kızının öğrettiği gibi yaptı. Bir yıl sonunda Okhai, çocuğa sordu:

-Benden ne öğrendin, ne biliyorsun?

-Bir şey kavrayamadım, bir şey öğrenemedim, bir şey bilmiyorum. Dedi cocuk.

Okhai’nin hoşuna gitti. Çocuğu bırakmak için annnesini beklemeye başladı.Bir gün çocuğun annesi gelerek, taşın yanına oturdu.’ Okhai ‘ diye çağırınca, ihtiyar çıkıp :

-Çocuğun bir şey öğrenemedi. Götür çocuğunu.

Kadın üzüldü, ama ne desin? Okhai’ye bir yıllık ücreti vererek, çocuğu götürdü. Öylesine dertliydi ki, yolun yarısına kadar tek bir söz bile etmedi ve şekilde gidiyorlardı. Yine dayanamayıp, çocuğa:

-Bir yıl usta ile bıraktım seni, bir şey öğrenemedin, boşuna ücret ödedim.

Çocuk çevresine etrafına bakındı, taştan iyice uzaktaydılar. Kimse sözlerini bilmiyor ve duymuyordu. Daha sonra annesine;

-Sen dert etme anne, ben herşeyi biliyorum. Ama cadılığını iyi öğrenen adamı dışarıya bırakmadığı için, yalan söyledim.

Anne o zaman anladı, kavradı Okhai’nin oyunlarını ve sevinerek adımlarını sıklaştırdı; eve bir an önce varabilmek için.

Anne ve çocuk hiçbir yerde oyalanmadan eve geldiler. İyicene dinlendikten sonra çocuk sordu;

-Okhai’nin ustalığını öğrenen adam aç kalmaz. Sakın şaşırma, ben inek, öküz, keçi, at, eşek, katır, köpek, kedi, fare, tavuk, kaz, serçe, kurbağa, kurt, pire, çekirge, örümcek, her ne istersen olurum! İstersen keçi olayım beni sat; yine insan olurum, sana gelirim.

-Nasıl olur bu? Annesi çok şaşırmıştı.

Çocuk, bir solukta, büyük bir koyun oldu. Anne, sabahleyin pazara götürüp sattı. Bir gün sonra koyun kaçtı, yine insan olup annesine döndü. Annesinin hoşuna gitti ve çocuğunun cadılığına inandı. Çocuk:

-Şimdi öküz oluyorum, beni sat!Öküz oldu, annesi sattı. Bir gün sonra yine evine geldi:

-Şimdi at oluyorum, ama pazara götürünce gemimi kimseye verme, eve getir ve sakla.Gem için kim çok para verirse, ben başımı sallayınca ver! Çocuk, at oldu. Annesi, atı pazara götürdü. Müşterisi çoktu. Biri ‘ Ben alacağım , ‘ öbürü, ‘ Ben alacağım ‘ diye birbirlerine yol vermiyorlardı. Hepsi de ‘ Ben alacağım . ‘ diyordu.Anne, ne diyeceğini bilemiyordu.

O gün, Okhai bu haberi duydu, başka adamın şekline bürünerek, pazara gitti. Çocuğun annesi, henüz atı satmamıştı. Okhai, iki kat bedel ödeyerek atı satın aldı. Okhai gemi isteyince, anne vermedi. Okhai, gemi için atın bedelini verdi. At, o zaman bu adamın Okhai olduğunu anladı;çünkü, başka kimse geme bunca para vermezdi.At başını sallayınca, annesi gemi verdi. Okhai gemi alarak atın ağzına geçirdi ve ‘ Elime düştün . ‘ diye sayıkladı. Ama gem elinden kayar kaymaz; at, güvercin oldu ve uçtu.

Okhai atmacaya dönüştü, güvercini kovaladı. Güvercin uzaktaki bir köyde kırmızı giysili bir kız çocuğu görüp, ona doğru uçtu. Kızın koynuna konup, çiçek oldu. Kız, çiçeği eline aldı;

‘ Bu nereden geldi? ‘ diyerek kokladı. Atmaca da kızın önüne oturup, dilenci oldu:

-Çiçeği ver de, ne istersen iste benden. Kız vermedi. -Bu, benim çiçeğim, sana niye vereyim!

Bunu gören kızın annesi sordu:

-Ne var kızım, dilenci ne istiyor?

-Çiçeği istiyor.

-Ver de gitsin, başından at!

Kız, annesini dinleyerek çiçeği attı, ama çiçek mısır taneleri olup, oraya dağıldı. Dilenci hiç zaman geçirmeden horoz oldu , gagalamaya başladı. Ama, mısır tanelerinden biri çakal oldu, horozu yuttu.Gitti, gitti. Okhai’nin yaşadığı yerdeki o büyük taşın yanına geldi. Çevresine bakıp da kimseyi göremeyince yine insan oldu ve çağırdı: ‘Okhai ‘Taş yarıldı. Okhai hiçbir yerde yoktu. Çocuk girip, Okhai’nin kızını çıkardı ve evine getirdi.Annesi evdeydi. Kayıp çocuğum eve geldi ve bana gelin getirdi diye çok hoşuna gitti.

Büyük düğün kuruldu, ben de oradaydım. Yedim içtim; düğün de bitti. Okhai’inin haberi de.

Lazuri ôaramitepe, (Tbilisi, 1982)
Kaynak Kitap: Dil-Tarih-Kültür-Gelenekleriyle LAZLAR
Yazar: ALİ İHSAN AKSAMAZ


Ôaramitepe

01: Ar Gurişi Cumalepe
02: Arslani do Meli
03: Bibişi Öuöulepe
04: Buâgi
05: Cadi Oxai
06: Öita Çilengiri
07: Ökimi Dostepe
08: Öuöuli
09: Doguronis
10: Fevzi do Faiüi
11: Germaşen Karûali
12: Germaşen Pukironi
13: Germaşi Nurepe
14: Guroni Mékvitura
15: Kinali Şuroni
16: Üayi Mu Ren?
17: Üoçi do Mtuti
18: Üvari do Monöva
19: Madimone
20: Mamôonu Badi
21: Mapa do Möüeşi
22: Mcaci Berxuti
23: Möima
24: Möumale
25: Mgerepek Mole...
26: Mik Mu Meçaps
27: Mjvabu
28: Motalepe
29: Mu zoôonan
30: Parpalepe
31: Puci do Mjvabu
32: Riza do Mşkirdoni
33: Ucoxinu Musafirepe
34: Xarüişi Qa
35: Otxo Lazuri Paramiti
36: Meli do Mtuti
37: Dundu Bere

   

 
Copyright © 2002-2024 Lazuri.Com | Telif Hakları saklıdır.